15 Temmuz Hürriyet ve Anayasa Bayramı Olsun!

22 Temmuz 2017

Mahmut Haldun Sönmezer

15 Temmuz, Türk Milleti’ne darbe yapıp onu ârzû ettikleri netîceye mahkûm etmek isteyenlerin zihnine meş’ûm bir târih olarak geçecek. Türk’e kefen biçmeye kalkan mihrâklar, kesinlikle bir daha bu târihi seçmezler. Zîrâ bundan kırk üç yıl evvel yine bir 15 Temmuz’da milletimizin mukadderâtına yönelik hâbis bir teşebbüs, üzerinden bir hafta bile geçmeden Türk’ün kahredici yumruğunu indirmesiyle son bulmuştu.

        Darbeci Nikos Sampson 15 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a gelmiş, darbe yaparak Makarios’u devirmişti. Hedefi, Enosis’i ilân edip Ada’yı Yunanistan’a bağlamaktı. Türkiye’nin beş gün sonra gerçekleşen müdâhalesiyle birlikte hayâlleri buhar olup soluğu yurtdışında aldı. Bizim darbecilerse meslektaşları Sampson kadar talihli değiller. Ne girebilecekleri bir delik ne de sînesine sığınabilecekleri bir millet var.

        15 Temmuz’a gelince… İşte artık o bu toplumun zihninde darbecilerinkinden farklı anlamlar taşıyor. Bugüne kadar siyâsî iktidârı devirmeye dönük hiçbir teşebbüs, milletimiz tarafından bu kadar hızlı ve net bir şekilde cevâblandırılmamıştı. İlk defa bir darbe teşebbüsü, millî irâde kayasına çarptı. Millet gerçekte kendisini hedef alan fakat siyâsî iktidârla darbeciler arasında cereyan eden bilek güreşine sessiz kalır, müdâhaleyi sîneye çekmiş görünür, cevâbını seçimlere saklardı. Durumdan memnûn olmadığını hissettirse de başkaldırmaz, tankların üzerine çıkmayı göze almazdı. Darbe ister modern ister post-modern olsun, tavrı hep aynı olurdu. 15 Temmuz’da ise târih tekerrür etmedi. Bu sefer halk, millî irâdenin kesintiye uğramasına göz yummadı. Çünkü bunun artık nihâî bir hesaplaşma olduğunu ve ülkenin eskisine göre kaybedecek çok şeyinin olduğunu gördü.

        Darbe akşamı yapılan en isâbetli iş; Cumhûrbaşkanı’nın halkı meydânlara inmeye davet etmesiydi. Darbenin seyrini belirleyen de o oldu zaten. Bu gibi durumlarda psikolojik üstünlüğe sahip taraf, inisiyatifi ele geçirir. Halkın elinde belki silâh yoktu ama o gerçekte silâhın ta kendisiydi. İtirâzına karşı durmak zordu. Halkı meydânlara davet, en güçlü silâhı ortaya sürüp psikolojik üstünlüğü ele geçirmeye dönük ciddî bir hamleydi. Ve etkisini de hemen gösterdi. Halk, tankların karşısına çıkıp askerle muhâtab olduğu anda darbenin ve darbecilerin kaderi belli olmuştu. Karşılarında üniformalıları değil de sivilleri gören darbeciler, büyük şaşkınlık yaşadılar. Bu sıcak temas anında olaya üstlerinin emriyle katılan erlerin çözülmesiyse rütbelilere göre daha kolay oldu. Emir bile olsa gayr-i meşrû bir yaptırımla millî irâde arasında sıkışan erler hâliyle bocaladılar. Bu bocalama anı ciddî bir zafiyet oluşturarak hükümetin zaman kazanmasına ve inisiyatifi ele geçirmesine fırsat verdi.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir