40. SAYI İLE HUZURLARINIZDAYIZ

Hatırlıyor musunuz?

Hani, bir tek dergi varkenelimizde… Ve hani evirip çevirip onun fotoğraflarını çekiyorken…Hatırlayın, diyorduk ki;

“Ah,keşke bir gün üç-dört tane olsalar da, ayakta durabilseler!”

*

Evet, tek dergimizbir başına dik duramıyordu ayakta;bunun için de, yenilerinin basılmasını beklemek gerekiyordu. Aslında beklemek değil,hiç beklememek yani hazırlamak gerekiyordu. Üstelik hazırlamak da yetmiyordu, bastırıp sizlere ulaştırmak gerekiyordu.

Ah, bir bilseydiniz bu anlattığım şeyin zorluğunu… Aahh!

*

Zaman nasıl da akıyor değil mi;

Âhirete geçmiş kim(ler)imiz varsa her birine rahmet ve bunları okuyanlara da selam olsun…Çünkü ben ancak Kandil gecesi yazma fırsatı bulabiliyorum ve işimiz biter bitmez de baskıya yollayabiliyoruz.

*

Sabrettik. Üç oldu dört oldu, sonra da otuz oldu kırk olduDîvanyolu’muz.

Ve sanırım ulaşması en zor istasyon ve en zor hazırladığımız; elinizde tuttuğunuz şu “kırk”idi. Belki de nazar ettik kendimize kim bilir!

Milâdî takvim,Nisan’ın yirmiüçü. Hicrî takvimdeyse Receb’in 27’nci gecesi… Yani MîraçKandili.Ve yani her zaman olduğu gibi; her birimiz, diğerlerimiz için dualardayız…

*

Ben yine böyle bir yirmi üç nisanda inmiştim ilk defa, mezara.

Hem de bir anne mezarıydı o. Annemi kabrine indirmek kısmet olmuştu oğluna!

Zaman nasıl da geçiyor!

Birken üç; dörtken kırk oldu dergimiz… Kayıp olmuş sevdikleri hatırlatıyor kandil geceleri… Bir şeyler karışıyor ve aslında her şey karışıyor dünyada.Dîvanyolu’muzise zamanı sabitlemek için ortaya çıkıyor ve işte, en azından bunları hatırlatıyor.

*

Herkes marul yetiştirmek, herkes butik işletmek, herkes lastik değiştirmek zorunda değil; bazıları da kârsız işlere tutkun olacak ve bu yaptığına şükredecek!Biliyor musunuz neden?

Hani eyy “okumuyoruz ki” diyenler; ölmeden önce hadi bir güzel şey yapın! Rafınıza Dîvanyolu dergimizin sayılarını dizin, bakın da görün; evlat ve torunlarınız sizin gibi “okumuyoruz ki” diyecekler mi?

diyor Genel Yayın Yönetmenimiz Muammer Erkul bu ay ki editör yazısında…

 

Peki 40. Sayımızda neler mi var, buyurun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir