Ağabeyim S. AHMET ARVASİ – 3

24 Eylül 2016

Halit Bahadır Arvas

TARİH DERSİNDEKİ TARTIŞMA
Sene 1947/1948 ders yılı; ağabeyim Ahmet Arvasi Erzurum Ortaokulu’nun son sınıfında ve de çok başarılı bir öğrencidir. O dönemde Cumhuriyetimiz henüz 24 yaş civarlarındadır.
Hatırladığım kadarı ile tarih dersinde öğretmen; Cumhuriyetin niteliklerini ve faziletlerini övgüyle [abartı ile] anlatırken diğer taraftan da Osmanlı İmparatorluğunu [lüzumsuz ve haksız yere] yermekte ve Devlet-i Âliyye Padişahlarına bir takım nahoş yakıştırmalar atfetmektedir.
Öğrenci Ahmet, aile ocağından edindiği bilgilerle tezat teşkil eden bu sözler karşısında büyük şaşkınlık yaşar ve isyan eder. Söz alarak büyük tepki gösterir.
Tarihte üç kıtaya birden hükmeden imparatorlukları sorar…
Ummadığı bu sorular karşısında afallayan öğretmenle aralarındaki tartışma gittikçe sertleşir ve neticesinde Arvasi azarlanarak yerine oturtulur.
Tartışmanın neticesi tabii ki not defterine yansır ve ağabeyime yıl boyunca hep ayni not verilerek, bütünlemeye bırakılır.
BABAM, ARKASINDA DURDU
Babam bu olaya üzülmekle birlikte o da haktan yana durup, ağabeyimi takdirden de geri kalmaz, ona “sabretmesini ve tevekkülü” telkin ederdi.
İstikbalin mücadele ruhlu bu fikir adamı Seyid Ahmet Arvasi; “bir öğretmenin, öğrencileri nasıl yanlışlara yönelttiği, yöneltebildiği gerçeğini ilk kez bu olayda yaşar.
Bütünlemede başarılı olarak ortaokul diplomasını alır.
Sonra ani bir kararla, elbette babamızın da onayını ve duasını alarak, bu okulun lise kısmına devam etmekten vazgeçer.
Erzurum Erkek Öğretmen okuluna kaydolur.
BELKİ DE HAYATININ DÖNÜM NOKTASI
Arvasi’nin öğretmen olma idealinin temelinde bu olayın önemli katkısı olduğu inancındayım.
Bu sıradan gibi görünen olay, ağabeyimiz Arvasi’nin bilinçlenmesinde, bilenmesinde ve içindeki mücadele azminin tetiklenmesinde ve bir dava adamı olabilme merhalesinde önemli bir başlangıç ve yönelme noktasını oluşturmuştur…
O andan itibaren ecdadına, dinine bağlı, şanlı geçmişini cesaretle savunabilecek bilinçli, temiz ve cesur bir gençliğe ne kadar ihtiyaç bulunduğunu fark eder, bu hususları ideal edinir ve öğretmen olmaya karar verir!
İLK GAZETE
“IŞIK PEŞİNDE”
Arvasi’nin yeni öğrenime başladığı Erzurum Öğretmen Okulu, gerek öğretmenleri gerekse arkadaş ortamı bakımından eski okuluna nazaran çok farklıdır. Burada kendi düşünceleri doğrultusunda birçok arkadaş edinir.
Büyük Doğu mecmuasını okumaya başlar ve Necip Fazıl beyin şahsı ile gıyaben tanışır.
Okulda, öğrenciler tarafından “Işık Peşinde” adlı bir duvar gazetesi yayınlanmaktadır. Arvasi de bu gazeteye şiirler ve makaleler yazmaya başlar. Bu gazete onun yazarlığının ilk denemeleri olup kendisine yazarlık konusunda hayli tecrübe ve güven kazandırır.
Duvardan indirilen gazetelerden biri ağabeyime hediye edilmişti. Gazetenin bu sayısı evimizde uzun yıllar itina ile saklanmıştır. Sonra bu gazete Van’ın genç şairlerinden rahmetli Sıdık Yiğittop’a hediye edilmiştir. O da öğrenim gördüğü Van erkek Sanat Enstitüsünde çıkardığı duvar gazetesine ayni ismi vermiş ve Işık Peşinde başlığı ile de güzel bir şiir yazmıştır.
Erzurum folklorunun etkin olduğu bu okulda, öğrendiği yöre türkülerini söylemeyi ve dinlemeyi pek severdi. “Benim müzik zevkim türkü ile başlar ve türkü ile biter” derdi.
KİTAP SEVGİSİ VE
İLK HEDİYE
Ağabeyim S. Ahmet Arvasi, 1952 yılında Öğretmen Okulundan mezun olduktan sonra Konya Doğanbeyli beldesine tayin olur.
Yaz tatilini Van’da geçirmektedir.
Bizler çocukluk gençlik arası bir yaştayız ve mahallemizin meyve bahçeleri arasında vakit geçirerek ve zaman zaman da “Pekosbill, Tommiks” benzeri resimli Amerikan kovboylarının ve ortaçağ şövalyelerinin maceralarını elden ele dolaştırırdık. Bu kahramanları taklit eden oyunlar oynar ve bu resimli romanların yeni çıkacak sayılarını heyecanla beklerdik.
Bu şekilde okuma ihtiyacımızı da gidermeye çalışırdık.
UNUTULMZ HEDİYE
Bir sabah kahvaltıdan sonra ağabey;
“Haydi Halit, birlikte çarşıya çıkalım” dedi.
Teklifi sevinçle karşıladım. İkimiz beraber Cumhuriyet Caddesindeki Van’ın yegâne kitapevine girdik. İki adet kalınca kitap seçip parasını ödedikten sonra eve yöneldik. Kitaplardan biri “Osmanlılar”, diğeri ise “Barbaroslar” isimli, Feridun Fazıl Tülbentçi’ye ait tarihî romanlardı.
Eve yaklaşınca kitapları koltuğuma sıkıştırıp;
“Bunlar senin!” dedi.
Ummadığım bu armağan beni çok mutlu etmişti. Bu kitapları ben, kardeşlerim ve bütün mahalle arkadaşlarım yaz tatili boyunca okuduk, okuduk…
Okullar açıldığında tarihi romanlarımız elden ele dolaşmaktan hayli yıpranmış ve eskimişti.
KİTAPLARIMI BEĞENİRDİ
Ağabeyin, kısa zamanda durumu fark edip, bizleri bu yanlıştan geri döndürüp, ciddi eserlere yöneltme hamlesinin, bende okuma arzusunun oluşmasında ve gelişmesinde çok önemli payı bulunmaktadır.
Yıllar sonra Ankara’da misafirim olduğu dönemlerde, kütüphanemdeki kitapları inceler ve gerekli gördüklerini alıp götürmesinden büyük memnunluk duyardım.
AHMET CEZAR MÜSTEARI
Arvasi, ilkokul öğretmenliklerini; (Konya) Doğanbeyli’den sonra, (Ağrı) Molla Şemdin köyü ve son olarak da (Van) İkinisan İlkokullarında tamamlamıştır. Bu dönemde Ahmet Cezar Arvasi (müstear) ismini makale ve şiirlerinde kullanmaktadır.
Ahmet Cezar Arvasi olarak 1955 yılında “Sır Şiirler” adlı ilk şiir kitabını yayınlar. İkinci baskısı yapılmayan bu eserin teminini yıllar sonra ancak Sahaflar Çarşısı’ndan edinebildim.
İLKOKUL ÖĞRETMENLİĞİ YETERLİ DEĞİL
İkinisan İlkokulu öğretmenliği esnasında, bulunduğu meslekî basamağın kendisi için yeterli olmadığını bizzat kendisi, meslektaşları ve dostları tarafından da vurgulanmaktadır.
İdealindeki fikir ve düşüncelerini ilkokul çağındaki çocuklara gereği gibi anlatmanın zor olduğunu kendisi de fark etmektedir. Bazı dersleri coşku ve heyecan dolu bir sesle anlatırken çocukların yükselen ses tonundan dahi ürktüklerini, hatta korktuklarını fark eder.
GAZİ’YE MÜRACAAT
Dostları ve meslektaşları haklıdır.
Durumu babamla görüştükten ve babamın onayını aldıktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsü’ne müracaat edilir.
Giriş sınavlarını başararak 1956 yılında eğitime başlayıp, 1958’de Pedagoji bölümünden mezun olur.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir