Ağabeyim S. AHMET ARVASİ – 4

Halit Bahadır Arvas

HAFTADA BİR BULUŞURDUK
Ayni dönemde ben de Ankara’da Eski Van Milletvekili rahmetli Halil İbrahim Arvas’ın evinde ikamet edip Gazi Lisesinde eğitime başladım.
O günlerde her hafta Çarşamba günleri öğleden sonraları Ulus, şehir çarşısındaki bir kahvede iki kardeş buluşup, çay içip sohbet ederdik.
Arada tiyatroya gidip bazı eserleri seyrettiğimiz de olurdu.
ONU EN FAZLA SİNİRLENDİREN OLAY
Yine bir Çarşamba günü kahveye, ağabeyimi Ağrı’dan tanıyan bir okul arkadaşı gelip masamıza oturdu, birlikte çay içip sohbet ettik.
Ağabeyle aralarında başlayan alçak sesteki sohbet giderek sertleşti ve ağabeyden beklenmeyen ani bir tokat yiyen şahıs, masamızı terk edip gitti.
Şaşırmış ve nedenini sorduğumda; bu şahsın, kendisini bölgesel ırk ayrımcılığına davet eden birisi olduğunu ve bu nedenle çok sinirlendiğini belirtmişti.
ARADIĞI GENÇLİK ORTAMINI BULUR
Arvasi Hoca, mezuniyetinin ardından Van-Muradiye- Erciş (Ünseli) Alpaslan Öğretmen okuluna meslek dersleri öğretmeni olarak atanır.
Aradığı gençliği ve ortamı burada bulur.
Burada yetiştirdiği birçok öğrencileriyle hayat boyu dostlukları devam etmiştir.
Okulun yatılı olması nedeni ile döner sermaye işlemlerinde bir takım yolsuzlukların olduğu konusunda şikâyetler olmaktadır.
Arvasi durumu tespit ettirip Bakanlığa şikâyet etme teşebbüsü içinde iken, bir gece evi jandarma tarafından basılır ve ev didik didik aranır.
KÜRTÇÜ OLDUĞU İHBARI
Kürtçü olduğu hususunda ihbar yapılmıştır.
Jandarmanın konu ile ilgili bulabildikleri tek delil “Ahmed-i Hani’nin Memo-Zin “adlı orijinal el yazması tarihi eseridir.
Bu kıymetli ve dede yadigârı esere el konulur ve sonuçta beraat etmesine rağmen bu esere bir daha ulaşılamaz.
Arvasi olayın ertesi günü Erciş’e gidip yolsuzlukla ilgili şikâyette bulunur. Sonuçta yolsuzlukla ilgili şahıslar cezalandırılır.
Ardından Arvasi takipsizliğe uğrar.
BÖLGEDE OYNANLAR OYUNLAR
Arvasi’nin eserlerinin ön sözlerinde bahsettiği;
“Bir Doğu Anadolu çocuğu olarak doğduğum ve büyüdüğüm bölge etrafında döndürülmek istenen hain niyetlere ve kahpece tertiplere ve oyunlara” kendisi de bizzat bu olayla karşı karşıya kalmıştır.
Erciş’ten ayrıldığında geride idealist ve azimli genç öğretmen adayları bırakır.
Bu öğrencilerinden bazıları uzun yıllar sonra, Arvasi Hocanın cenaze töreninde hazır bulunmuşlardır.
BALIKESİR-SAVAŞTEPE
Arvasi hoca1959 yılında Balıkesir Savaştepe öğretmen okuluna meslek dersleri öğretmeni olarak atanır.
Bu dönemde ben de eğitim amacı ile İstanbul’da ikamet etmekteydim. Sömestre tatillerinde, resmi ve dini tatil günlerinde fırsat buldukça İstanbul’a (kısmen) yakın olan Savaştepe’de Arvasi Hoca’nın misafiri olurdum.
Bu nedenle Savaştepe Öğretmen Okulu’ndaki yaşantısına dair birçok hatıralarım bulunmaktadır.
İNSAN BİLGİSİ BİLİMİ
Derslerinde milli ve manevi içerikli konuları işlerken öğrencilerin kendisini hayranlıkla ve heyecanla izlediklerini fark eder. Ders aralarında bile öğrencileri çevresindedir.
Ayrıca meslektaşları arasında kendisi ile ayni idealleri paylaşan arkadaşları da bulunmaktadır.
“Kendini Arayan İnsan” adlı omurga eserinin son düzenlemesini bu okulda tamamlar.
Bu kitabın asıl isminin “İnsan Bilgisi Bilimi” olması gerektiği lakin çok iddialı olan bu ismi, kitabın hak etmesine rağmen şimdilik bu adı vermesinin uygun olamayacağını, tarafıma birkaç defa söylemiş idi.
Esasen kitabının bir bölümünde “İnsan Bilgisi Bilimi” konusunu da geniş şekilde işlemektedir.
ÜÇ TEMEL DEĞİŞKENLER
Bu okulda öğretmen lojmanları da geniş okul arazisi içinde yer aldığı için, öğretmenler genellikle boş saatlerini ve tatil günlerini okul lokalinde muhtelif etkinliklerle geçirirler ve zaman zaman da çok hararetli tartışmalar yaparlardı.
Kalabalık öğretmen kadrosunda Arvasi’nin fikirlerine muhalif birçok öğretmen bulunmaktadır.
Onun tek başına öğretmen gruplarına karşı yaptığı tartışmalarda karşı tarafı genellikle susturduğuna defalarca şahit oldum. Bunun sebebini merak ettiğimde;
“Hani şu Kendini Arayan İnsan kitabımdaki üç temel değişkenler” var ya; ben tartışmalarda hep bu değişkenleri esas alır ve işlerim, (akıl, zekâ, vahiy- objektif bilgi, sübjektif bilgi, mutlak bilgi- madde, hayat, ruh- ayniyet, benzerlik, hürriyet- yokluk, oluş, varlık- eksi,sıfır, sonsuz- toplulaşma, farklılaşma, fertleşme… vs) gibi.
ONUNLA TARTIŞMAYIN(!)
Tartışmalarda karşı tarafın; bu sistemli ve bir metot dahilinde yapılan konuşmalarına ve fikirlerinin akıcılığına kapılmaması mümkün değildi.
Bu nedenle birçokları Arvasi’yi kendi davaları için sürekli tehlike olarak belirtmişler ve onunla tartışmamayı ve uzak durmayı yeğlemişlerdir.
Bunca tartışma ve atışmalara rağmen öğretmenler arasındaki dostluk, arkadaşlık ve samimiyet çok iyi durumda idi.
Bayramlarda, öğretmen ailelerinin tamamı okul lokalinde toplanırdı. Bayramlaşmanın ardından müzik öğretmeninin keman solosu dinlenir ve ardından Arvasi Hocadan konuşma yapması istenirdi.
Hangi konuda olursa olsun, değişkenlerinden birini seçer, konunun ışığı altında dilediği sürece konuşur ve konuşmasını daima eğlenceli bir fıkra ile sona erdirirdi.
ADINI “DEVRİM” KOY(!)
27 Mayıs Darbesi döneminde bir oğlu dünyaya gelmişti. Bazı arkadaşları biraz da takılma ve iğneleme amacı ile çocuğa “Devrim” adını koymasını, tavsiye ederler.
“Ben oğluma öyle moda isimler koymam” cevabını verdiğini bizzat duymuştum.
Çocuğunun adı Muhammet Murat’tır.
SİGARA KONFERANSI
Savaştepe Öğretmen Okulu Müdürü bir gün kendilerine;
“Arvasi Bey… Öğrencilerimizin zatınıza karşı büyük saygıları ve inançları var ve okulumuzda yaygın olarak aşırı sigara tüketilmektedir. Konu ile ilgili olarak bir konferans tertipleyelim ve siz bu konferansta sigaranın zararlarından bahsedip, öğrencilerin sigarayı terk etmeleri konusunda gerekli telkinlerde bulunun” diyerek, ricada bulunur.
Gerçekten de onu seven öğrenciler, onun sigara içişini de kopyalamaktadırlar. Çünkü Arvasi’nin kendisi de ciddi bir sigara tiryakisidir. Fakat hiç düşünmeden hemen bu teklifi kabul eder. Verdiği konferansın ardından, kendisi dâhil bütün öğrenciler sigarayı bırakırlar.
Savaştepe’de kaldığı sürece de bir daha sigara içmez.
Lakin bu dönem, asabiyetinin ve gerginliğinin had safhada olduğu dönemdir. Hatta eşi bu durumdan bîzar olup tepsi içinde bir fincan kahve ve bir paket sigara ikramlarını defalarca denemiş, fakat Arvasi her defasında sigara içmeyi şiddetle reddetmiştir.
Ne zaman ki Necati Eğitim Enstitüsünden tayini (Bursa’ya) çıkar, bindikleri tren Savaştepe ilçesi sınırlarından tamamen ayrıldığı an, ilk iş olarak sigarasını yakar ve bir daha da asla sigarayı bırakmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir