Aşkın şehvetten farkları

20 Ocak 2017

Ey gâfil! Sen kendi şehvetine aşk
adını koymuşsun,
Şu halinle o namus-u ekberi soymışsun,
Aşkın asıl mânâsının altını oymuşsun,
Bir bilebilsen küstahlığa nasıl doymuşsun.
Hz. Mevlânâ
Şehveti aşkla karıştırmak mümkündür.
Çünkü aşk bir yönelme halidir.
Bu yönelişin fiziksel çekimle de
kuvvetli bir bağı vardır.
Arifler aşkı kalbin maşuka, yani
sevilene yönelişi olarak tanımlarlar.
Ariflere göre, karşı cinse yönelen kalp
değil de nefisse onun adı aşk değil
heves, ya da “hevâ”dır. Şüphe yok ki
kişi yakışıklı ya da güzel bulduğuna,
kaşını gözünü beğendiğine, cazip ya
da karizmatik bulduğuna meyledebilir.
Ama her meyledişi aşk olarak
tanımlamak kişiyi “aptal âşık”a çevirir,
aşkın karar bulmasını engeller. O
yüzden aşkın kalbe çıkması ve orada
kök salmasını beklemek, onu sınamak,
tartmak, zamana dayanıklılığını
ölçmek gerekir.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir