KIZILELMA’YA SEFER

Ekrem Kaftan Yine sefer vaktidir şimdi Kızılelma’ya Şehirleri, dağları, ufukları almaya Paslanan kılıç çıksın bilenerek kınından Parlasın gökyüzünde küfre korku salmaya Kösler vursun durmadan, tuğlar göğe açılsın Başlasın Serhatlarda yine […]

EYLÜLE ŞİİR

Ekrem Kaftan Bir serin rüzgârdır içimde eylül Seher vakti çalar yanan ruhumu Solar yavaş yavaş son açılan gül Secdede Allah’ı anan ruhumu Göz yaşı içinde bırakır melül Baharın varisi son […]

RAMAZAN

Ekrem Kaftan Akıp giden zamanın baş tacıdır Ramazan Cümle günahkârların ilacıdır Ramazan Kalbimiz titreyerek bekleriz on bir ayda Ağırlamak isteriz gönül adlı sarayda Ramazan olsa deriz gördüğümüz her hilal Geldiği […]

Düğünü Öncesi KIZIMA NASIHAT

Yuvadan uçmaya hazırsın yavrum Kanadın Allah’ın rahmeti olsun Gayrı kocan için Hızır’sın yavrum Velev ki sana hep zahmeti olsun Sırrına sahib ol dostuna deme Acından ölsen de tek haram yeme […]

ÇOCUKLARIMA

Hayat yollarında dikenler vardır Gülleri dermeye çalışın yavrum Bazen gökler bile size duvardır Ufuklar aşmaya alışın yavrum

KIZIMIN BAŞÖRTÜSÜNE

Milletin bayrağı al beyazdır ya Kalblerin bayrağı Kur’an’dır kızım Annene babana hakkın nazdır ya Ümmet başörtüne kurbandır kızım

GÜL’E GÜZELLEME

Remz-i Fahr-i Kâinât, reng-i bağ-ı cinânsın Her dem hasret çekenin gönlündeki cânânsın Her baharın müjdesi, kudret-i İsm-i Cemâl Mekke’de gül görmeyen O Gül-rû’ya hayransın

GÜLSÜN

Gel ey güzel sîneme gayrı eş’ârım gülsün Bahçemde eksilmeyen gül açmaz hârım gülsün Ağarsın ufuklarım dağılsın ebr-i siyah Yıldızlar görünmeyen şu âsumânım gülsün

GÜZELİM…

Ey rahmet tecellisi, ey semavi güzelim Ey ruhumda çağlayan ve bitmeyen gazelim Gözlerin mürekkeptir, müjgânın kalem bana Yazdırır aşk derdini sineme kana kana

BAHAR

Değince kudret eli arzın dört bir yanına Binbir taze can gelir ölülerin canına Açar Hakk’a şükr için rengarenk cümle çiçek Selam verir çevrede gördüğü yârânına

ÖLÜM

Bazen tek tek götürür bazen kervanla ölüm En güzeli muhakkak tam bir imanla ölüm Mezar geçiş yoludur mahşerin dehşetine Unutturur öleni elbet zamanla ölüm

HALİM

Ne sular söndürür ne yağmur beni Alemin özüyüm amma bir hiçim Bâd-ı sabâ eser, savurur beni Yıllardan geriye ak saçım kaldı

ARDINA BAK…

Şöyle bir ardına bak da sevgili Geçen zamanların ahvalini gör Olsa da anlatsa her günün dili Aşığın ruhunu ihmalini gör

OSMANLI’YA MERSİYE

       Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun (1299) 700. yılına… Sen gittin ey Sultan’ım âlemde elem kaldı Altın kubbelerinden geride alem kaldı Söğüd’ün yaylasını uzattın Viyana’ya Çizdiğin haritadan elimde kalem kaldı

GİTME

Bulutlar öksüz kalır, yağmurlar gözü yaşlı Ben ölümü tatmadan bırakıp gitme sakın Kalemim sensin benim, ey ince kalem kaşlı Zaman gibi sessizce ah akıp gitme sakın

AĞLAMAK İSTİYORUM

Sonsuzluk hasretini ölüm mü engelliyor Mutluluğun adresi neden bunca uzaktır Hayat benim üstüme hep acıyla geliyor Her bahar yollarımda kurulmuş bir tuzaktır

GEÇER

Derd etme bu hayatı, en uzun bahar geçer Sineni şerha şerha yaralayan yâr geçer Yandığın yakıldığın sevdalar nerde şimdi Mülkümde duman duman yükselen bu nâr geçer