Bedel

Yıldız Seçen Biliyor musun? Şu an seni dahi umursamıyorum… Hikaye bitmiş, altına kocaman bir SON yazıyorum… Yıldızlar sönmüş mü? Yarın parlar boş ver, bu gece bakma… Ay şavkını vurmuyor mu? […]

» Read more

Aşk olsun

Yıldız Seçen Ben de biliyordum hiç bir şekilde benzemediğimizi, Yanına yakışmadığımı. Su ile ateşin bir araya gelemeyeceğini, Dağların yürüyemeyeceğini…   Ben de biliyordum yıldızlardan saçlarıma taç yapamayacağımı, Denizlerin suyunun içilmeyeceğini. […]

» Read more

Babam ve ecel

Yıldız Seçen Tuvaletin önünde boylu boyluca uzanmıştı yere, ağzından burnundan kanlar akıyordu kesilmeksizin. Kendinden geçmişti babam… Annem “yetiş” diye haykırıyordu… Bir çarşafa sardılar, dördüncü kattan aşağıya sırtında indirdi dayım… Babamı […]

» Read more

Adını pişmanlık koyacağız

         Yıldız Seçen Bir gün mutlaka bir yerlerde yeniden karşılaşacağız… Ne aradığını bilmeyenlerin konakladığı bir sabahçı kahvesinde. Unutulmuşlara ulaşan bir köy yolunda. Kimselerin bilmediği keşfedilmemiş koylarda… Sekiz […]

» Read more

Olmaz!

Yıldız Seçen Darbe haberini duyduğumda söylediğim ilk cümle şu oldu: Olmaz! Ben askerim ağabeyim polis, benim yavrum asker kardeşim polis; olmaz, beni askerim ile kimse karşı karşıya getiremez… Oldurmaya çalıştılar, […]

» Read more

Anneannem derdi ki;

Yıldız Seçen   Hiç kimse sana, senin kadar, kendini iyi hissetmeni sağlayamaz kızım… Yâda hiç kimse sana, senin kadar, kendini kötü hissetmeni sağlayamaz… Başkalarının, senin için ne söylediğinin, ne kadar […]

» Read more

Anneannem derdi ki;

Anneannem derdi ki; Bilmiyorsan korkarsın. Bilmiyorsan anlamazsın. Bilmiyorsan zor gelir Bilmiyorsan başına gelenlerin içinden çıkamazsın kızım… Korkularını yenmek için korktuğun her neyse öğren. Anlayamadıklarını anlayabilir olmak için öğren.

» Read more

Benim çocukluğum “Elif”

Uzun kış akşamlarında anlatılan bir masal gibi bitiverdi 34 senelik varlığın… Ahh, sürmeli gözlüm! Kurtuldu dediler ardından teselliye gelenler.Ne anlamıştın, ne ağır gelmişti de sana; kurtuldu, gözü ile bakabildiler. Kim […]

» Read more

Sevgiliye Mektup: Umutla ve sevgiyle

Çok yorgun ve kırgınım! Ne olanları kaldırabiliyorum artık ne olacakları gözüm kesiyor… Yıkılmış harabede açan bir çiçek ne kadar tutunabiliyorsa hayata, tutunmuşluğum o kadar köksüz… Dipsizim! Düşüyorum. Yamacından kopup uçuruma […]

» Read more

Halep

Şimdi düşünün ki; üzerinizde çocuklarınızı kardan, yağmurdan koruyacak bir çatınız yok… Şimdi düşünün ki; “anne karnım acıktı” diyen yavrunuza verebilecek bir lokma ekmeğiniz yok… Şimdi düşünün ki; soğuktan üşüyen ayaklarını […]

» Read more

Anneannem derdi ki;

Şu kısacık ömrüm bana şunu öğretti! Hayatında değer vereceğin insanları iyi seç kızım… Herkese elmasmış gibi yaklaş; sonrasında elmas mı, kömür mü olduklarını nasılsa onlar belli edecektir. Kömürü ateşe at, […]

» Read more

Çıplak Ayakla Yürüme Vakti!

Çocukken korkuya dair hiç bir duygum yoktu… Ne karanlıktan, ne evde yalnız kalmaktan, ne yüksekten, sadece ve sadece köpekten korkardım… Büyüdüm, kocaman kadın ve dahası anne oldum… Çocuklarımın köpek korkusu […]

» Read more

Öyle sevilmiyor ki sevdiğim!

Bağrından hançerlenmiş bu gazi milletin ferdi olarak, inanılmaz bir acı ve öfke duydum. Öyle boş zamanlara sığdırılmazdı sevda… Ben seni her ânımda isterim dedim, sen tüm zamanlarını istediğimi zannettin… * […]

» Read more

Sevgiliye Mektup: Sakın Bir Daha Gitme

Bir kuş uçtu, bir balık ağlara takıldı, bir kedicik hemen büyümek için süt emdi annesinin memesinden… Bir vapur dumanını tüttürdü, bir tren düdüğünü öttürdü, bir tayyare hasretleri vuslata çevirmek için […]

» Read more

Sevgiliye Mektup: Hayal

Hani; özlem duyarsın, çok da istersin ama dokunamazsın ya, işte öyle… Hani, aslında ağlamalısındır, ama üzmemek için sevdiğini akıtamazsın yaşlarını, onlar da birikir ve birer yıldız olurlar göz pınarlarının başında, […]

» Read more

Benim Çocukluğum (ISRAR ET)

İlkokul dördüncü sınıfa gidiyordum, okulumuz 23 Nisan hazırlıklarına başlamış, işe her sınıftan öğrenciler toplayarak başlamışlardı. Sibel öğretmenim bizim sınıfa gelmiş, gösterilere katılmak isteyenlerin parmak kaldırmalarını istemişti…

» Read more

Sevgiliye Mektup: Sen Geldin Ya

Şimdi sen şehrime geldin ya! Bulutlar çekildi güneşin önünden, mevsim bahara döndü. Ağaçlar çiçeğe durdu. Hele kuşlar bir başka ötüşüp o daldan o dala kondular… Şimdi sen şehrime geldin ya! […]

» Read more

Sevgiliye Mektup: Yersiz

Ben, kar altında kalmış salıncak ve kendi halinde, oradan oraya sürüklenen dibi delik sandal… İpi kopmuş gökyüzünde savrulan uçurtma ve gelen geçenin farkına bile varmadığı, büyük bir meydana dikilmiş taştan […]

» Read more

Anneannem derdi ki;

Önce boş beyaz bir kâğıt vardı kızım! Ağladın üzeri karalandı, güldün karalandı. Kırıldın, kırdın belki de, karalandı… Bir parça ekmek verdin sokaktaki başıboş kimsesiz köpeğe, bir lokma simit attın denizin […]

» Read more

Sevgiliye Mektup: Affedebilirim O Zaman

İnan! Affedebilirdim seni… Benden aldıklarını geri verebilirsen ve bana kattıklarını geri alabilirsen… Yüreğimi söktüğün günü yok kılabilirsen eğer… Elimi tutman gereken sebepleri olmamış, hiç yaşanmamış yapabilirsen ve elimi tutmayışını önemsizleştirebilirsen…

» Read more

Anneannem derdi ki;

Abanın kadri yağmurda bilinir… Her şeyin bir değeri vardır da; ihtiyaç duyulduğunda anlaşılır, kaybetmeden de kıymeti bilinmez kızım… Sürekli yanımızda bulunana her elimizi attığımızda ulaşırız ve gözümüzde hiç bir değeri […]

» Read more

Anneannem derdi ki;

Demir tavında dövülür kızım… Yapacağın iş ne olursa olsun, uygun zamanını bekle, sevgi başta olmak üzere, yaşanacaklar aceleye gelmez… Aceleyle yaptığın her işin sarpa sarar, sonu gelmez kızım…

» Read more

Meğer

Gökte yıldızlardan boş kalan yer yokmuş, o evin üzerindeymişiz ikimiz ve ev de bizimmiş meğer… Cırcır böcekleri eşlik ediyormuş sessizliğimize. Sonra bir yıldız kayıyormuş, ben gene korkuyormuşum;

» Read more

Sustum

Sustum! Gördüm ki konuşmak, sadece nefes tüketmeye yarıyormuş çoğu zaman. Gördüm ki; ruhunu anlatmak için gözlere gerek varmış, sözler ifadesiz kalıyormuş.

» Read more

Anneannem derdi ki!

Anneannem derdi ki; Mutlu isen mutlu görün, değilsen zorlamanın bir âlemi yok kızım… Kimseyi yaşadıklarına inandırmak zorunda değilsin. Birileri üzülecek diye, sürekli gülmek zorunda da değilsin.

» Read more

SUSUYORUM

Sonu belli idi de, biz gene de şansımızı denedik… Gönlümüze söz geçiremedik belki de; belki de kaçırdığımız güzellikleri bir kaç zamanlığına da olsa, yaşamak istedik… Sandık ki; arayı kapatabilirdik, sandık […]

» Read more

Sevgiliye mektup: İnan ki; Çok Acıyacak

Onsuz kaldım diye endişelenme… Çok değil, biraz acıyacak! Kalbin, ortasına ateş düşmüş gibi yanacak, parmak uçlarından saç diplerine kadar uyuşacaksın, nefesin kesilecek, bütün dünya sana düşman gibi gelecek. Herkes acıyarak […]

» Read more

Sevgiliye mektup: Kaçmak İstedim

Dün senden gitmeyi çok istedim sevdiğim. Senden çok uzaklara gidip seni olduğun yerde, olduğun gibi bırakmayı. Bulutları, güneşi, ayı, yıldızları, yağmuru, karı, seni hatırlatan ne varsa bırakıp gitmeyi.

» Read more

Sevgiliye mektup: Yorgunum

Çok yorgunum, yıllardır hiç uyumamış kadar bitkin. Kapına kadar gelmiş ve seni evde bulamamış kadar da mutsuz… Biliyorum; ben gelsem, sen evde olsan açardın kapıyı, bak şimdi çok daha fazla […]

» Read more

Sevgiliye mektup: Umudumu Kesmeyeceğim

Eğreti bir semaver yakacaksın masanın dibinde, fırından yeni çıkmış mis gibi köy ekmeği katık olacak çaya, rüzgâr vuracak yüzüne sen üşüyeceksin, çaydan bir yudum alıp bardağı avucunun içinde tutacaksın ısınmak […]

» Read more