Babam AHMET ARVASİ – 5

13 Mayıs 2016

“AHMET ARVASİ
BU EVDE KALDI”
Ben Savaştepe’de doğmuşum,
1960’ta. Yani Menderes’e, demokrasimize,
Türk milletine ve inandığımız
bütün manevî değerlerimize
karşı yapılan o meşum 27 Mayıs
İhtilali döneminde doğmuşum.
Benden 1 sene sonra da kardeşim
Muhammed Alparslan doğmuş ama
o ancak 3 ay yaşayabilmiş, sonra vefat
etmiş.
Savaştepe o zamanlar küçük bir
ilçeydi. Biz de küçüktük Savaştepe’deyken.
Lojmandaki çocuklarla
dışarıda oynardık arazide. Tahterevalli
vardı, ağaca çıkardık, gezerdik
falan. 5 kardeştik biz. Vefat edeni de
sayarsak 6 oluyor yani bir erkek 4 kız.
Altmışaltıda Balıkesir’e geldik, hatırlıyorum
6-7 yaşlarındaydım. İlkokula
Balıkesir’de başladım. Dumlupınar
İlkokulu. Balıkesir Lisesi’nin
orada otururduk.
İlk kaldığımız evin duvarına; “Ahmet
Arvasi burada kaldı” diye yazı
yazmışlar.
Bir müddet orda oturmuştuk ama
daha sonra başka mahalleye taşındık.
Ben Orta 2’deyken, tayin dolayısı
ile Bursa’ya geldiğimize göre
demek ki orada 4 sene falan kaldık.
1974’te de İstanbul’a gelmiştik.
HALKA ŞEKLİNDE
OTURURLARDI
Benim ilk siyasi hatıralarım, babamla
ilgili gözlemlerim Balıkesir’de
başladı. 79 yılları falan. Sol hareketler
başlamış. İnsanlarda tedirgin likler baş göstermiş. Ondan önce
yoksulluk vardı ama böyle huzursuzluklar
yoktu.
Çocuklar için kendi babaları
önemlidir elbette. Ama babamın
farklı biri olduğunu anlamaya başladığım,
önemini hissettiğim ve gözüme
ilk defa bir şeylerin takılmaya
başlaması orada oldu.
70’lerde ilk anarşist hadiseler başlamıştı.
Zaman zaman beni belediyenin
gazinosuna, saat kulesinin alt
tarafına götürürdü babam. Çay bahçesi
gibi bir yeri vardı. Orada, milliyetçi
öğretmenlerle otururlardı halka
şeklinde. Bir şeyler görüşürlerdi,
küçüktüm ama ben de uslu uslu oturup
onları dinlerdim. Oradan tanıdığım
öğretmenler var. TÜBİTAK
müdürlüğü de yapan Hüseyin amca.
Vefat etti, matematik öğretmeniydi.
Diğer isimleri tek tek saymayayım
ben, bilen kendi söylesin.
O BİR İDEOLOGDU
Rahmetli peder, aktif siyasete girmek
istemiyordu. Çünkü sen fikir
adamısın. Parti dendiği zaman, bir
partiye girdiğin zaman genel başkanın
istemediği bir yazı yazarım veya
yazmanı istediği bir konuyu umursamam,
diyemezsin. Zordur bu durum.
Aktif siyasete girdiğin zaman
mecburen günlük gelişmelere, hızlı
dönen işlere ayak uydurmak zorunda
olursun. Başkanın kararlarına,
talimatlarına uyman gerekir.
Babam o konuda çekimser kalıyordu.
Çünkü siyasetçiden ziyade
aslında, ideologdu.
Mesela Marks ideologdur, Lenin’se
onun fikirlerini hayata geçiren
kişidir, siyasi taraftadır. Fikir
adamları kendi kulvarında daha
iyi hizmet ederler. Siz onu siyasete
zorlarsanız, düşüncesini kısıtlamak
gibi olur ki bu durumda zorlanırlar.
Emri vaki gibi olur yani.
Aslında, siyaset dışında yani fikir
adamı olarak daha çok hizmet ediyordu
babam. Gençlere, insanlara
yön veriyordu.
OY TOPLAMA KONUSU
Doğu’dan oy toplamak için de düşünülmüştü
babam. Hatta bana da
dediler; gel seni Van’dan aday koyalım,
falan… Ben de o konuda biraz
uzak durmak istedim aynı şekilde.
“Olmaz, dedim. Gidemem!.. Çünkü
devlet bile, ne kadar büyük tedbirlerle
oralara gidiliyor, operasyonlar
yapılıyor, çatışmalarla bilmem nelerle.
Devletin gücü, tüfeği tankıyla
gidiyor peki ben neyle gideceğim?
Ekiple gitsek de ne yapacağız orada?
Ben bu şartlarda oraya fikir anlatmaya,
propaganda yapmaya filan gitmeyeceğim ki, çatışmaya gitmiş olacağım,
şehit olmaya gideceğim. Buraya
cenazemiz gelecek. Bunu nasıl teklif
ediyorsunuz siz?.. Birçok şey düşünülmeden
söyleniyor.
Siyasi olarak hizmetin şekli ve
şartları başkadır, fikri olarak başka…
SIKILIRSA PATLAR
Rahmetli pederin aslında siyasetle
ilişkisi yok değil, var ama insan yetiştirme
yönü daha iyi. Yani günlük
gelişen olaylara, doğrudan aktif siyaset
gözlüğüyle değil de, uzun vadeli,
fikrî açıdan bakıyor. Hatta Mamak’ta
bile, rahmetli Türkeş bir şey söylüyor,
ona muhalefet etmek zorunda kalıyor
babam. İsyan, dik başlılık veya öne
atlamak için filan değil elbette böyle
şeyler, onu tanıyanlar bunu iyi biliyor.
Söylemek zorunda, çünkü düşüncesine
uygun bir şey değil…
Herkes şaşırıyor falan, vay genel
başkanımıza nasıl böyle bir şey söylersin.
Fikir adamını durduramazsın
ki sen, sıkılırsa patlar.
Nitekim arkadaşları da babama
hak verince, Türkeş geri adım atıyor
Mamak cezaevinde.
Aktif siyasete, onu nasıl kendisinin
haberi bile olmadan soktuklarını ve
hatta bu yüzden cezaevine düşmek
zorunda kaldığını, fakat bir kere bile
yakındığını duymadıklarını Ahmet
B. Karabacak, yine Dîvanyolu Dergisi
sayfalarında anlatmıştı.
MAMAK CEZAEVİ
Mamak’ta da çok çekti rahmetli babam.
Fakat oraya gittiği zaman da, 12
Eylül darbe döneminde, meğer sağcıları
solcu subaylara, solcuları ise sağcı
subaylara teslim ediyorlarmış. Yani
her iki tarafa da zulmediliyor.
Orada, cezaevinde kaldığı yerde,
ülkücü gençlere dayak atılması çok
üzüyor kendisini. Dayanamıyor artık,
orada üzüntüden kalbi rahatsızlanıyor.
Üç tane gencin idam edilmesine
çok üzülmüş!
Her gün ülkücüleri dövüyorlardı,
diyordu. Çok rahatsız etti, diyor.
Zaten kalbinde sıkıntı var; rahatsızlanıyor
ve doktor istiyor. Hakikaten
de rahatsızlanmış. O zaman mevki
hastanesine yatırıyorlar, tedavi görüyor.
Tutuksuz yargılanma, davası
sürüyor…
O arada fırsatını buluyor Efendi
Hazretleri’ni ziyarete gidiyor Ankara’dayken.
“Dilekçenizi arz ettik” diyor.
Tutuksuz yargılanma kararı ilk
çıkan babammış. 4 ayda o dönem,
Ankara’ya gidip geliyor, sonra beraat
vermek durumunda kalıyorlar.
İşte orada da baya çekmişti. Hatıralarında
yazmış ama yayınlamamıştı.
Genelkurmay rica etmiş; “lütfen
yayınlamasın, açığa çıkarmasın
sırlarımızı” diye.
Kaleme almış. Devlet, sağlığındayken
Doğu Anadolu konusunda görüş
istemiş. Genelkurmay’a gittim,
verdim, diyor. Tedbirlerini anlatan
iki kitap yazmış. Problemin kaynağı
ve çözümleri fakat bu çözümlerini
basmama devlet izin vermedi, diyor.
Problemlere izin verdi.
Daha sonra yani vefatından sonra
ona da izin verdi; “Çareler” kısmına,
onu da yayınladık daha sonra.

divanyolud 29  ahmet arvasi divanyolud 29  ahmet arvasi1 divanyolud 29  ahmet arvasi2

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir