Babam ve ecel

23 Ekim 2018

Yıldız Seçen

Tuvaletin önünde boylu boyluca uzanmıştı yere, ağzından burnundan kanlar akıyordu kesilmeksizin. Kendinden geçmişti babam…

Annem “yetiş” diye haykırıyordu…

Bir çarşafa sardılar, dördüncü kattan aşağıya sırtında indirdi dayım…

Babamı götürmüşlerdi ve ben henüz on bir yaşımdaydım…

Hayalimde mütemadiyen ölüyordu babam…

 

Babasız kalmak neydi on bir yaşındaki bir çocuk için?

Baba neydi?

Ekmek miydi baba, ağaç mıydı gölgesine yaslandığı yahut evin direği miydi?

Kraldı baba on bir yaşındaki bir kız çocuğu için…

Kendisini prenses sandığı tek sığınaktı baba koynu…

Ufacık kalmış ve cansız gibi duran bedenini, arabaya koyup götürüşlerini balkondan izlemiştim…

Hayalimde mütemadiyen ölüyordu babam…

 

Ölüm neydi on bir yaşındaki bir çocuk için?

Kayıp mıydı, bitiş miydi, son muydu?

Kralını kaybedişti on bir yaşındaki bir kız çocuğu için…

Prensesliğinin sonuydu…

 

 

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir