Balkanlar’a bir gezi

25 Temmuz 2018

Ebrar İlknur Arvasi

Sokaklarında dedelerimizin ayak izleri olan… Ocaklarında, ninelerimizin yaktığı ateşin sıcacık külleri duran… Duvarlarından Osmanlı süzülen, buram buram “biz” kokan; Balkanlar’a bir gezi

Uzun zamandır yüreğimin beni götürmek istediği şehirler vardı. Öyle ya her güzel şey vaktine esirdi ve o güzel vakit gelmiş  çatmıştı. Tam olarak iki hafta sürecek olan bir Balkan turu organize etmiştim bu kez. Biletler alınmış, otel rezervasyonları yapılmış ve geriye kalan tüm hazırlıklar bitmişti. Her yolculuk öncesi yaşadığım o tarifsiz duyguyu yine yaşıyordum. Ancak  bu kez biraz daha farklı ve daha bir başkaydı yaşadığım duygular. Çünkü bu kez ecdadıma ait ve hala yaşanılıyor olan bir tarihe tanıklık edecektim.

 

KOSOVA

Sabah 7:50 uçağındayız. Rotamız Kosova, Makedonya, Karadağ ve son olarak Bosna Hersek şeklinde olacak. Uyandım, 1.5 saat süren yolculuğumuzun bitiyor, uçağımız alçalışa geçmiş, Priştine hava limanına inmek üzere tekerleklerini açtı. Pencereden, ucu bucağı olmayan mısır tarlalarını seyre koyuldum.

“Bozuk mevsim” anlamına gelen Priştine’de, gün içerisinde birkaç mevsimi yaşayabilirsiniz ki bunu bizzat tecrübe ettim. Burası Kosova’nın en büyük şehri ve başkenti. Osmanlı döneminden kalma pek çok eser var. Arvavut, Boşnak, Sırp, Rum ve Türklerin yaşadığı, eski bir şehrimiz olan Priştine’de hala bizim gelenek ve göreneklerimizle karşılaşıyorsunuz.

1. Kosova Savaşı 1389 yılında Sırbistan’da, Üsküp’ün kuzeyinde Macar, Sırp, Bosna, Eflak, Hırvat ve Çek kuvvetlerinden oluşturulmuş bir Haçlı ordusuna karşı kazanıldı. Ordumuza bizzat I. Murat Han komuta ediyordu. Sırp Despotu Lazar tutsak edilmişti. Fakat Sultan savaş meydanında dolaşırken; ölü taklidi yapan Miloş Obiliç’in aniden saldırarak zehirli bir hançerle hükümdarı şehit etmişti.

Priştine’yi belki de bizim için en anlamlı kılan şey Sultan Murad-ı Hüdavendigar’ın burada türbesinin bulunmasıdır.

Murad Han için elbette başkent Bursa’da türbe yapılacaktı. Fakat “savaş meydanında şehit edilen ilk ve tek hükümdarımız” olan Sultan 1. Murad’ın bazı organlarının defnedildiği yere de bir türbesi yapılmıştı.

Haçlılar Türklere karşı “başarı” kazananları asla unutmaz. Şimdi, padişahımızın türbesi karşısına dikilmiş duran an küsür metrelik Miloş Obiliç anıtı da bunun delilidir.

 

Bize bir hükümdara malolan bu meydan, Balkan slavlarını yüzlerce sene devam edecek Türk hakimiyetine sokmuştu.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir