Batı Felsefesinde Varlığın Mahiyeti ve Bilginin Kaynağı

17 Nisan 2018

Seyit Ahmet Arvasi

İdealizmin en tanınmış taraftarları Berkeley, Hume, Kant, Schelling,
Hegel, Schopenhauer’dir. İdealizmi daha da hassaslaştırarak spiritüalisme
(ruhçuluk) biçiminde ele alan H. Bergson’dur. Bunların düşüncelerini
kısaca özetlersek, Berkeley’e göre: Duyularımız subjektiftir, duyularımıza
gelen verilere “madde” adı verilemez; çünkü madde adı verilecek
“bir cevher” yoktur. Bütün varlıklar bilginin kaynağı, insanın zihni ve şuurudur,
diyenlere gelince, onlar da kendi aralarında anlaşamadılar, farklı
ekollerde toplandılar. Genellikle rasionalisme (akılcılık) adını verebileceğimiz
bu akımın filozofları, eşya ve olayları, bilginin temeli değil, belki
sebebi saydılar ve bilgiyi tayin eden gücün insan zeka ve şuuru olduğunu
savundular. Sokrates ve Platon’la başlayan bu görüş, günümüze kadar
çeşitli adlar alarak gelmiştir. İdealizm, spiritüalizm, hatta rölativizm ve
septisizm (şüphecilik) bu görüşün çeşitli görünüşlerini ifade ederler.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir