Bayram yaklaşırken… Çarşıda ve Mağazalarda

23 Haziran 2018

Hâlit Fahri Ozansoy

Ninelerin çömlek hesâbı ile bayrama dokuz gün kala, orta halli âile hanımlarının çoğu, çarşaflarını giyip peçelerini taktılar mı -hasta falan değilse büyük anne de yanlarına katılarak- çocuklarının ellerinden tutmuş, büyük bir dâvâyı halle giden insanların telâşı ile sağa sola bakmadan, soluğu ya Kapalıçarşı’da, ya Mahmutpaşa’da alırlardı. Ama bu, bâzen bir gün içinde de olamazdı. Zîra her eve dönüşte âileden veya çok iyi görüşülen komşulardan birinin bayram hediyesinin unutulduğu anlaşılırdı.

 

Mağazalar

Zengin âilelerden bu alış verişe gelenlerin kupa arabaları, dadısı ve bacısı ile, bu hanımları Kalpakçılarbaşı’nın Sahaflar tarafındaki kapısı önünde indirirdi. Bunların daha titiz, daha alafranga giyimli kuşamlıları ise arabalarını karşıya geçirterek ya Galata’daki Tring, yâhut Beyoğlu’ndaki Beyker mağazası ile Karlman Mağazası pasajının önüne çektirirlerdi. Çocukları olanların, teyze ve halaları da berâber, iki araba ile gittikleri de görülürdü. Fakat arabasızlar, Çarşı içi ve Mahmutpaşa müşterileri, pek tabii onlara benzemezdi. Evvelden planlanmış, müşterisi oldukları birkaç dükkân vardır. İlk önce oralara uğranır, pazarlıkta uyuştuklarını satın alırlar, geri kalan şeyleri de başka dükkanlardan temin ederlerdi.

Kapalıçarşı’da ve Mahmutpaşa’da, Bâbil kulesindeki “tebelbül-i elsine” gibi anlaşılmaz bir gürültü idi çığırtkanların sesi. Buna rağmen, alışık olanlar bozuk telâffuzlu şu kelimeleri işitebilirlerdi: Basmalar, hazır hanım elbiseleri, zarif şemsiyeler, çantalar, çocuklara kostümler, hanımlara çarşaflıklar, yünlüler, ipekliler, mendiller, düzyünlü allılar, ipekliler, kurdeleler, makaralar, iplikler… Her dükkânın kapısından tâ Canfestiler’e kadar Kalpakçılarbaşı’nın bu curcunası, Mahmutpaşa’da daha da keskinleşerek bütün gün böyle devam ederdi. Sayılan şeylerin de sonu gelmezdi. Ama bir tesiri olur mu idi bu yaygaraların? Esâsen çoğu Rum, Yahûdi ve Ermeni şivesiyle haykıran bu çığırtkanları dinleyen de yoktu. Hanımlar nereden ne alacaklarını geçerken dükkânın dışından içeriye şöyle bir baktılar mı derhal kestirirlerdi…

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir