“Ben Müslümânım ama lâikim!”

Mahmut Haldun Sönmezer

“Ben Müslümânım ama lâikim!”

Yukarıdaki ifâde bana hep sıkıntılı görünmüştür. Bu sözü sarf eden şahıs; ikinci hükmün, ilk hükmü tekzîb ettiğinin farkında değildir. Söz, kendi içinde tenâkuz arz eder. Bir insanın; “Ben hem tarafım hem de tarafsızım.” demesi gibi.

Târihî tekâmül ve sosyal şartların icbârıyla Avrupa’da zuhûr eden kavram; şahısları değil, devleti nitelemek için kullanılır. Devletin bütün inanç sistemlerine karşı eşit mesâfede ve tarafsız olduğunu ilân eder. Lâik devlet; bir inanç sistemine, diğerine göre üstünlük veya öncelik tanımaz. Her dîne eşit mesâfededir ve bu yolla insanların dîn ve vicdân özgürlüğünü temînât altına almaya çalışır.

 

Kavramın anavatanı olan Avrupa’da; “Ben Hristiyan’ım ama lâikim.” diyen bir Allah’ın kulunu bulamazsınız. Diğer Hıristiyan memleketlerde de böyle bir durumla karşılaşılmaz. Adam; “Ateistim.” der ama asla “Ben lâikim.” demez. Bizde ise sürüsüne bereket…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir