Biliyor muyuz? S Ö Z L Ü Ğ Ü

ALLAH (Celle Celâlühü):
Varlığı muhakkak lâzım
olan, îmân ve ibâdet edilecek
hakîkî mâbûd. Her şeyi yoktan
var eden yüce yaratıcı.
Allahü teâlâ zâtı ile vardır.
Varlığı kendi kendiyledir. Şimdi
var olduğu gibi, hep vardır
ve hep var olacaktır. Varlığının
önünde ve sonunda da yokluk
olamaz. Çünkü onun varlığı lâzımdır.
(Teftezânî)
Allahü teâlâ madde değildir.
Cisim değildir (Element değildir.
Karışım, bileşik değildir).
Sayılı değildir. Ölçülmez. Hesab
edilmez. O’nda değişiklik olmaz.
Mekânlı değildir. Bir yerde değildir.
Zamanlı değildir. Öncesi,
sonrası, önü arkası, altı-üstü, sağı-
solu yoktur. İnsan düşüncesi,
insan bilgisi, insan aklı, O’nun
hiçbir şeyini anlıyamaz. (Mevlâna
Hâlid-i Bağdâdî)
Bütün varlıkların her organının
her hücresinin yaratıcısı,
yoktan var edicisi yalnız
Allahü teâlâdır. O, akla hayâle
gelenlerin hepsinden uzaktır.
Hiçbiri O değildir. Ancak
Kur’ân-ı kerîmde, bizzat kendisinin
açıkladığı sıfatlarını,
isimlerini ezberleyip, ulûhiyetini
(ilâhlığını), büyüklüğünü
bunlarla tasdik ve ikrâr
etmeli, söylemelidir. Akıllı ve
büluğ çağına ermiş erkek ve
kadın her müslümanın, Allahü
teâlânın Zâtî ve Subûtî sıfatlarını
doğru olarak öğrenmesi ve
inanması lâzımdır. Herkese ilk
farz olan şey budur. Bilmemek
özür olmaz, büyük günâhtır.
(Kemahlı Feyzullah Efendi)
Allahü teâlânın zıddı, tersi,
benzeri, ortağı, yardımcısı, koruyucusu
yoktur. Anası, babası,
oğlu, kızı, eşi yoktur. Hıristiyanlar
Allahü teâlâya baba demektedirler.
Allahü teâlâya “baba”,
“Allah baba” diyenin îmânı gider.
Müslümanlıktan çıkar. (Kemahlı
Feyzullah Efendi)
Allahü teâlâyı İslâmiyetin
bildirdiği isimler ile anmak
söylemek lâzımdır. Allah adı
yerine tanrı kelimesi kullanılamaz.
Çünkü tanrı, ilâh, mâbûd
demektir. (Başka dillerdeki
Dieu, Gott ve God kelimeleri
de ilâh, mâbûd mânâsına kullanılabilir.)
Allah adı yerine
kullanılamaz. (Seyyid Şerîf)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir