Bir Acıpayam

29 Kasım 2017

Gürbüz Azak

İlkadı Garbî Karaağaç idi, 19’uncu asrın sonlarına doğru Acıpayam’a çevrildi. Denizli’ye bağlı, doğup büyüdüğüm bu ilçe, Malazgirt Savaşı’ndan çok çok önce Türklerin obalar hālinde gelip yerleştiği coğrafyalardan biridir. Alâeddin, Yüreğir, Yatağan ve Yazır Dedelerin kurduğu köyler hālâ aynı isimle yaşamakta. Yazarınız, 1950’lerin başında bu yakın köyleri (çocuk heyecanıyle) dolaşıp; deyimler, deyişler, benzetmeler ve de türküler derlemiş, saklamış, yitirmiş; derken, geçen hafta sevinç içinde bulmuştur.
İşte şimdi, 67 yıl önce o çocuğun yaşlı teyze ve ninelerden dinleyip not ettiği türkü ve türkü parçalarını okuyacaksınız. İlk türküyü şehit hanımı bir ninecik yana yakıla söylemiş, karşılıklı ağlamıştık. Buyurun:

A KEKLİĞİM

A kekliğim gömleciğin gök m’üdü
Hiç göğsünde merhametin yok m’udu
Bu gençlikte ölüm bize hak m’ıdı

Yazıcı kolların yorulmadı mı
Dividin kalemin kırılmadı mı

Keklik idim alayımı düzmedim
Ben yârimle kol kol olup gezmedim
Bu kara yazıları kendim yazmadım

Yazıcı kolların yorulmadı mı
Dividin kalemin kırılmadı mı

Gök yüzüne ak mahrımam yazıldı
Altın tas içinde kınam ezildi
Kara yazım küçücükken yazıldı

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir