Bir adalet sistemi lâzım; ama, âdil olanından…

İslam Gemici

Bizde suç unsurunun ön planda olduğu film neden yapılmaz, daha doğrusu yapılamaz; roman niçin yazılmaz/yazılamaz?

Varsa yapılmış bazı denemeler de, Batı Edebiyatı'nın kötü taklitlerinden öte olmaktan ileri niye gidemez?

Kimin umurunda? Birkaç sinemasever hariç, kimsenin umursadığını zannetmiyorum.

Sağolsunlar, edebiyat veya sinema konularında yazı yazan, düzelteyim, film dağıtım şirketleri ya da büyük yayınevlerinin medya tetikçiliğini yapan gazeteci kisvesi altına gizlenmiş elemanlar bu hususta ne kafa yorarlar ne de tek satır birşey yazarlar. Çünkü patronlarının önlerine koyduğu “pazarlama malzemeleri” onları yeteri kadar meşgul etmektedir. “Vizyona giren falan filmi övmek” dururken, dertsiz başlarını niçin ağrıtacaklar ki?..

İçi boş satırlarla doldurdukları gazete köşeleri, ya da anlaşılmaz bazı kelimelerle kurdukları cümleler ile konuştukları televizyon programlarında arz-ı endam etmek hem kolay hem de yeterince tatmin edicidir.

Aynı tenkitlerim “edebiyat eleştirmeni” maskesi altındaki şahıslar için de geçerlidir.

O ay içinde çıkmış kitaplara (okumadan fakat okumuş gibi yaparak) övgüler dizmek varken niçin sıkıntıya girsinler ki?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir