Bir Cināyet

22 Haziran 2017

Gürbüz Azak

İstanbul’un Etiler Mahallesi’nde, tam da Endonezya Başkonsolosluğu girişine yedi metre mesafede bir ulu ağaç vardır. İri gövdesi, alabildiğine bol ve geniş dallarıyle her bahar koyu yeşil bir heybete bürünür de, caddeye serin gölgeler savurur. İşte, sabah yürüyüşlerimde ben bu asırlık heybetin altında nefeslenirim.

Ve her sabah ağlayasım gelir.

Bundan yirmi yıl kadar evvel bu ağacın kara gövdesine sarı bir levha çaktılar, üzerinde şunlar yazıyordu: “Tabiat ve kültür varlıkları Genel Müdürlüğünce bu ağaç Anıt Eser olarak adlandırılmıştır.”

Çaktılar levhayı gittiler. Bir daha da dönüp bakan olmadı. Sonrası nasıl?..Cināyet!

  1. Peki, bu ağacın adı ne? Yazılmamıştır.
  2. Onca yıldır dalına-budağına bakan olmamıştır.
  3. Şu an, bu heybetli, muhteşem varlığın yarı gövdesi çürümüş halde. Çürüme giderek derinleşiyor. Yarasını saran çıkmıyor.

Ve göz göre göre bir anıt ölüme terkedilmiş durumda. Ne Bilmemne Müdürlüğünün umurunda, ne Beşiktaş Belediyesi’nin, ne Büyük Şehirdeki beyefendilerinin.

Ağaç ölüyor. Merhamet ne yanda usta?

Adamlık ne tarafta?

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir