Bir minik şeker

15 Aralık 2018

Muammer Erkul

Çocuklaaaar…

Her şeyimiz değil mi onlar?

 

Hele küçük bir oğlan çocuğu görsem ona takılmadan duramam, bu sabah olduğu gibi…

“Okula başladın mı sen? Anaokuluna mı gidiyorsuun, a aa! Yaklaştır kulağını, bak ne söyleyeceğim, haah. Sen niye anaokuluna gidiyorsun ki; anne mi olacaksın? Baba okuluna git. Bak ben hiç anaokuluna gitmedim, baban da gitmemiş. Hey amcalar, aranızda anaokuluna giden var mı? Gördün mü yokmuş…”

Bu tatlı muhabbetin; sabah yüzme havuzundan çıkmış duş almakta, kurulanmakta, giyinmekte olan onlarca amca ile küçük Tarık arasında geçerken nasıl ballandığını düşünün.

*

Koridora çıkmak üzereyken, eşofmanımın cebinde iki şeker buldum, hani en miniklerinden. Geçenlerde kitabevinden almıştım. Çocuğun kısmetiymiş, diye düşündüm. Şeffaf kâğıdının ucundan tutup, tatlı sohbetimize teşekkür gibi ona uzatmıştım ki, babası;

“Aman aman vermeyin, annesi şeker hastası” dedi.

“Bir şey olmaz ki, ufacık” dedim ama adam kararlıydı;

“Şimdiden yedirirsek, sonrası iyi olmaz…”

♥ ♥ ♥

Tıbbi hükmünü bilemiyorum ama kendi adıma, daha da çok (şekere elini bile uzatamayan) Tarık adına içimde bir şeyler ezildi.

Küçük tırnağım kadarcık bir kâğıtlı şekeri benden alıp yemesinin; evladında alışkanlık yapabileceğini, bu şeker yeme alışkanlığının onlarca yıl sonra metabolizmasını belki bozabileceğini, velev ki kırklı yaşlarında metabolizmasında bozulma olmuşsa bu durumun şeker hastalığına kapı aralayabileceğinin hesaplarını yapan baba ve küçük arkadaşım bütün gündür aklımda.

Yoksa yaşadığımız çağda hepimiz mi böyleyiz?

♥ ♥ ♥

Bir minik şekerin kırk yıl sonra yavrumuza zarar verebileceğini düşünüyoruz ama aynen atladığımız havuz suyunun bizi ıslattığı gibi, içine düştüğümüz günah, bidat, hatta küfr seline karşı yavrularımızın direnebileceği ne gibi önlemler alıyoruz?

Asıl iş, bu değil mi?

Çocuklar, onlar her şeyimiz değil mi?

♥ ♥ ♥

Öyleyse, bir büyük karar vermek zamanıdır:

Dîvanyolu dergimiz 6. yılında, yani 61. İstasyonundan itibaren çocuklarla da kucaklaşacak.

Hem de sımmmsıkı.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir