Bir Ramazan Hâtırası

NECİP FÂZIL  KISAKÜREK

Çocuktum. Altı yedi yaşlarında var
yoktum. Bir ramazan günüydü,
Çemberlitaş’ta oturduğumuz büyük konaktan
sokağa çıktım. İleride, bir sehbaya oturttuğu
tablasından çoluk çocuğa şeker meker satan
birini gördüm. On para mı, yirmi para mı, ne
verdiğimi hatırlayamadığım bir horoz şekeri
satın aldım. Şekeri eme eme konağa dönmek
üzereydim ki, üzerime hamal kılıklı bir adam
çullandı. Yarı ciddi, yarı şakacı bir edâ ile
haykırdı:
“Şu bacaksıza da bak! Sokakta, elâlemin
karşısında yiyor!”
Ödüm patlamıştı sanki… Şekeri yere attım
ve evime doğru koşmaya başladım.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir