Bir Saçmalık

15 Aralık 2018

Gürbüz Azak

SAÇMA sapan bir şey sormak istesem şöyle derdim:

– Niçin Şili’ye gitmiyorsunuz?

Veya:

– İlk kaplumbağayı ne zaman gördünüz?

Öyle demeyin, bāzen saçmalıklar işe yarayabilir, hattâ ekol bile oluşturabilir. “Abstre” kelimesi resim sanatında saçmalığın tam adıdır ve 20’inci asrın ilk yarısında ciddi bir akım olarak büyümüş, ressamlara milyon dolarlar kazandırmıştır.

Îtirāza gerek yok. Nedense hepimiz her saçmalığa kulak kabartır, gizli açık ilgi duyarız.

Züppelik ile saçmalık ayrılmaz iki kardeş. Giyim kuşamda her moda önce saçmalık, sonra züppelik diye karşılanır, çok geçmeden de (bir reklâm bir reklâm) herkesi sarıp sarmalar.

Acaba, saçmalık ihtiyaç mı ki?

Televizyonlarda saçma sapan āile kavgaları, karı koca, artiz martiz kapışmaları bunca yoğun ilgiyi neden çekiyor dersiniz?

Şundan:

Saçmalığın her türünde az biraz yapışkanlık bulunuyor. Takılır kalırsınız. Bir de bakarsınız ki, sigara alışkanlığından beter olmuşsunuz.

Saçmalık yalnız moda, sanat, televizyon dünyāsında mı var?

Yıl 1964. Trabzon’un Araklı ilçesi, Keçikaya köyünde yedey subay öğretmenim. O gün okuma kitabındaki bir şiiri öğrencilere açıklamam gerekiyor. Şiirin başlığı şu: “Boynu kurdeleli kedi”

Güzel de, o köyde kedi yok ki. Çocuklar böyle bir hayvanı hiç görmemiş. Soruyorlar: “Öğretmenim kedi ne demek?”

Şaşırıp kalıyorum, dilimin döndüğü kadar da anlatıyorum. Sonra bir soru daha: “Kurdele neyin nesi?”

Ehh, azıcık da kurdeleyi gözlerinde (sözümona) canlandırıyorum. Fakat son suâle cevap bulamıyorum: “Peki öğretmen, o kurdele o hayvanın boynuna niye bağlanır?”

Oturup ağlayasım geliyor.

Saçmalıklar sınırlı değil. Saçmalık köylerde kentlerde adım başı karşımıza çıkabilir. Bir bakarsınız, ufacık bir cāmide üç şerefeli upuzun iki mināre. Yetmez, cāminin alt katında sekiz-dokuz dükkân, avlusunda otobüs terminali.

Buyurun…

Fransız bir turist her yıl bir aylığına İstanbul’a gelirmiş. Seneler evvel, gazeteciyiz ya bulduk sorduk:

– Niye?

Cevāba bakın:

– Niye olmasın? İstanbul’da her üç dakikada müthiş bir sürprizle karşılaşıyorum. Dehşet bir şey.

Adam o kadar terbiyeliydi ki, saçmalıklardan “sürpriz” diye söz ediyordu.

Acaba, saçma tārih de var mıdır? Saçma lider, saçma gündem?

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir