Bir Uyarı

Gürbüz Azak

 

BATI’yı büyük krizler bekliyor. Öyle böyle değil, yirmi otuz yıl içinde ard arda çöken borsalar, yıkılan tröstler, mahvolan ekonomiler görülebilir. Doymak bilmeyen hırsların; interneti, elektroniği “Tanrı” bellemesi ve her sâniye her ülkeyi mercek altında tutabilme inadıyla oluşan sert köşeli vehimler Batı medeniyetini trajik sonlara doğru itelemekte.

Üstünlük şehveti, 400 yılda erişilen yükselişleri, umulmayan zamanda gümbür gümbür başlarına indirebilir. Durmasını, susmasını, düşünmesini beceremeyen sabırsız kitleler onca güçlerine rağmen çökmeğe mahkûmdur.

..

Batı epey zamandır çoktanrılı eğilimler içinde. “Para, kuvvet ve sefâhat” her tür inancın önüne geçmiş, âdeta yeni bir Teslis îtikadı doğmuştur.

Yanılgı sürüyor.

Batı kendi kendini oburca yemekte.

Zenginlik ve aşırı refah hiçbir ülkeyi diğerlerinden üstün kılamaz.

Sabır, matematiği yener.

Kanâat, hırsları mağlûb eder.

Dağ adamı, şehirli züppeyi paralar.

..

Ortadoğu ile hesaplaşmaya kalkışanların hâli ortada. Ne bu coğrafyaları tanıyorlar ne de binlerce yıldır oluşmuş kültürleri.

Sâdece Vietnam’da: İngilizler, Fransızlar, Amerikalılar (dünyanın en başa çıkılmaz orduları, öldürücü silâhları) üst üste yenilgiye uğramış, zafer her defâsında zulme uğrayan insanların olmuştur.

Niye?

Çünki, bilenmiş kitleleri alt edebilecek silâh henüz keşfedilmedi.

..

Ama ders alınmıyor.

Belli ki Avrupa’da, Amerika’da, Doğu ve Ortadoğu’yu doğru okuyabilen devlet adamları yok. Bu tarafları hâlâ o rezil oryantalist gözlerle tâkip ediyorlar. Biliyorsunuz, Oryantalizm; şarka, şarklıya küstahça bakmak demektir. Batı’yı hırs ve azgınlıktan kurtaracak olgun devlet adamları yetişmedikçe çözülüş kaçınılmaz.

Onların; Yunus Emre’lere, Tagore’lere, Sâdi’lere ihtiyâcı büyük. Evet ya…

Şiir, elektroniği yener.

Masal, tekniği alteder.

Destanlar bombalardan daha ağırdır.

..

Apaçık söyleyelim: Batı artık süflî bir çürüyüşe doğru istikametlendi. Bize taraf sıçrayan etkilerinden korkunuz ve Batı’ya olan hayranlığınızı gözden geçiriniz.

Modern dünya; sorumluluk ve hayâ duygusu eksik gençleri hedef seçiyor. Daha onsekiz-yirmili yaşlara gelmeden intihar etmiş, uyuşturucudan ölmüş veya vahşileşip 50 kişiyi katletmiş çok sayıda insan haberleri yoğunlaştı.

İngiltere’de evlenme yaşı 13’e inmiş. Kaliforniya ve Hollanda’da üç kişiden biri eşcinselliği seçmiş. Evlilik dışı çocuklar İsveç’te %56, Danimarka, Fransa, Finlandiya’da %30, İzlânda’da %62.

Devam:

Amerika’da üç evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor. Avusturya’da bu oran %50. Avrupa’da parçalanmış aile oranı %51.

..

Bu olumsuzluklar elbet ülkemizi de kemirip bitirmeğe hazır, bekliyor. Buyurun, Satanizm illeti de başımıza belâ. Şeytana tapanların sayısı İstanbul’da 3 bini aşmış.

Batı’da kadınların %65’i, erkeklerin %80’i aşırı derecede alkol kullanıyor.

Yâni Batı, Hedonizm (zevkçilik) bataklığına kapılmış gitmekte.

O sebeple, korkalım diyorum.

Belâlar kapılarımızdan girdi.

..

Çâre?.. Çâre, kutsallarımıza dört elle sarılmaktır.

Ramazanımıza, kurbanımıza, bayramlarımıza, inancımıza, muhafazakârlığımıza, sağlam âile yapımıza, saygımıza, sevgimize, mîmâri âbidelerimize birleştirici geleneklerimize, görgümüze, dünkinden daha yakın ve sıcak bakma durumundayız.

Kutsallarını yerlere çalmış bir Batı bizlere örnek olamaz.

..

Dostlar, vuruluyoruz!

O yana hayranlığımız kabardıkça yitiriyoruz.

Ne olur, öğretmen gibi öğretmen, profesör gibi profesör, vâli gibi vâli yetiştirelim. Daha önce de ana gibi ana, baba gibi babalar…

Zaman geçiyor.

..

Yıllar önce bir kitapta, insanlığın kendi kendini yeyip bitireceği; aydın, önder, siyâsetçi, ilim adamı, fikir sâhibi bilinenlerin birbirini kıracağı yazılıyor ve dünyanın Garomma adında bir çobana kalacağı anlatılıyordu. Her yan harâbe, kalanlar aç ve perîşan iken, câhil çoban Garomma ortalığa çeki düzen veriyordu.

Çokbilmişlerin mahvettiği dünyayı, dil ağız yabancısı bir çoban düzeltiyordu. Derim ki: Garomma aklınızdan çıkmasın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir