Biz Toplum Olarak Nerede Hata Yaptık?

29 Kasım 2017

Mustafa Şeker

Kültür hayatımızda; “yaratılanı severim Yaratan’dan ötürü” düsturunun derin manasını ve kökü derinlerde olan medeniyetimizin dayandığı insan merkezli ilkeleri okuyup öğrenmeyi merak etti mi acaba bizdeki bazı çağdaşlaşma meraklısı eblehler? Bir insana sert bakmanın bile hak olduğunu, yolda yere tükürdüğü zaman bunun toz haline gelmesi neticesinde başkalarının bu toz zerrelerini teneffüs edip hasta olma ihtimalinin vebalini, hanımına el kaldıranın hasmının bile bu dinin yüce Peygamberi olduğu gerçeği, yolda şerit değiştirirken bile başkasının hukukunun çiğnendiği dolayısıyla kul hakkına girildiği hassasiyeti… Bunları hayat biçimi haline getirmiş bir toplumun hangi çağdaşlaşma masallarına ihtiyacı olabilir ki? Neticede tarihini, kültürünü, dilini, inancını ve değerlerini onlarca yıl hayat sıralamasının çok gerilerine atıp sonra da; “biz bu toplumsal bozulmayı niçin önleyemiyoruz?” diye hayıflanan kafa yapısının bıraktığı enkazın ağır faturası bugün yeni yeni ortaya dökülmeye başlamıştır. Değer yargılarını tahribata uğratan, binlerce yıllık geçmişine kör ve yabancı, tarihini ve kültürünü yabancı kültürlerin saldırısına açık hale getiren, değerlerine ve inancına el yordamıyla yaklaşan hiçbir yapının uzun süre ayakta kalma şansı yoktur. Bu sebeple uzun ömürlü medeniyetlere baktığımızda bu işin sırrının “insanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturu olduğu görülmedir. Öyle ki bu düstur; sadece kendi kültüründen olanlara değil başka kültürden olanlara bile kucak açan, onlara hayatlarında hiçbir zaman tatmadıkları huzuru tattıran bir anahtarın şifresidir. Kendi inancından olmayanlara bile engin hoşgörü ve merhamet duygusu ile yaklaşan köklü bir medeniyet, kendi kültüründen olanlara neler yapmaz ki?

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir