Bul beni anne

17 Nisan 2018

Gülden Çavuşoğlu

Yıl 1989, İstanbul Güneşli’de yaşıyoruz ve henüz dört yaşındayım…

O sabah aynı semtte yaşayan halam ve kızı da bizdeydi. Babam gece vardiyasından geldiği için uyuyordu.

Yaşadığımız ev küçük olduğu için çok fazla odası yoktu, babam rahat uyusun diye, halam kızına; beni alıp kendi evlerine götürmesini. söyledi.

Annem izin vermişti vermesine, ama onun da içinde bir sıkıntı vardı belli ki, kuzenim Ayşe’ye kesinlikle beni yanından ayırmaması için tembihlerde bulundu. Ayşe, evlerinin olduğu sokağa gelene kadar hiç elimi bırakmadı.

Ancak hemen evin önüne vardığımızda; yolun tam zıt yönünden gelen bir adamın gördük. Öyle suratsız, öyle çatık kaşlı biriydi ki, bakışları bile çok korkutucuydu.

 Ayşe’ye o adamın neden bize doğru baktığını sordum.

Bana, “o adamın babası olduğunu” söylediğinde daha da korkmuştum. Çünkü biliyordum ki bu adam Ayşe’nin babası ise az sonra aynı eve gireceğiz. Bunu yapamazdım, o adamla aynı evde durabilmem, o yaştaki ben için çok korkutucuydu, çünkü yüzünde hiçbir tebessüm belirtisi dahi yoktu.

Ayşe’ye eve gitmek istediğimi söyleyerek, oradan ayrıldım. O da babasıyla kendi evlerine girmişti zaten. Evimizin yolunu bulabilirdim aslında, ama başka bir yolun ilerisinde gördüğüm boş arsadaki kazlar dikkatimi çekmiş, onlarla biraz eğlenmek istemiştim.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir