Buruk Son

Ahmet Mahir Pekşen

Ve kadın gidiyordu, aklında bin bir soru,
Gidiyordu meçhule hem de sessiz sedasız,
Bunca yıllık vedası buruk sonlar bitiyor,
Ayrılıyordu işte, şehirden elvedasız.

Kısa bot, beyaz kazak, siyah etek, al kaşkol,
Onu ilk gördüğü gün, üzerinde ne varsa,
Gözyaşına gem vurdu, hıçkırığına zincir,
Bıraksa boşanırdı, gökler nasıl ağlarsa.

Bekledi ki dön desin, bir dil ona ardından,
Ses dondu, cümle dondu, her yer kar, mevsim kıştı.
Sırtı dönük adamın duyguları kördüğüm,
Ay yüzlü sevdiğine yürekten kırılmıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir