Candan Can Koparmak

 

Mahmut Haldun Sönmezer

Osmanlı’da aristokrasi yoktur.

Avrupa hanedânlarında, aristokrat zümrenin kuşaktan kuşağa geçen ayrıcalıkları varken; Osmanlı’da, ülkenin tek imtiyâzlı ailesi olmanın, bu aileye yüklediği bir takım fedâkârlıklar vardır.

Yüreklere sığmaz bu fedâkârlıklardan birisi de; düzenin selâmeti adına “Kan Vergisi” ödemektir. Bu kan vergisi, ülkeyi kan gölüne çevirmemenin diyeti olarak, asırlar boyunca hep Hanedân tarafından ödenmiştir.

 

 

“Candan Can Koparmak” Orhan Asena’nın Milli Mücâdele döneminin kritik bir evresine ışık tuttuğu oyununun adıdır. Oyunda, Kuvâ-yi Milliyye’den düzenli orduya geçiş aşamasında Mustafa Kemal’le Çerkez Ethem arasında beliren görüş ayrılığı ve bunun sonucunda yaşanan iktidâr mücâdelesi anlatılır. Ethem Bey, alışkanlığı îcâbı gerilla yöntemiyle savaşın devamına taraftarken Mustafa Kemal ısrârla düzenli orduya geçilmesini savunur. Neticede Mustafa Kemal’in görüşü ağır basar ve iktidâr oyununu kaybettiğini anlayan Çerkez Ethem, kaçmak zorunda kalır.

Bu tiyatro oyununun en çarpıcı bölümü ise final sahnesidir. Kürsüden Meclis’e hitâp eden Mustafa Kemal, aynen şöyle der:

“Kuvâ-yi Milliyye bir dönemin adıydı. Milletin can havliyle ve savunma güdüsüyle başvurduğu ilk ve onurlu karşı koyuşun adı. Ama asıl savaş elbette düzenli ordularla verilecekti ve ona TBMM komuta edecekti. Biz bu gerçeği ne yazık ki bazı arkadaşlarımıza anlatamadık. Onun için de canımızdan can koparmak zorunda kaldık.”

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir