Çare belli -2-

14 Eylül 2017

Muammer Erkul

Söylemesi, yazması kolay geliyor…

Fakat biz, çeşitli zorluklar altında, kırk dört sayıdır hep şunu dedik: Ehlisünnet yolunda olmak lazımdır!

Ehlisünnet yolunda olmak; devletinin yanında yer almaktır.  Baş kaldırmamaktır. İsyan eden her yılanın da başını ezecek taş olmak, lüzumu halinde -şehadet uğruna- canını ortaya koyabilmek demektir.

*

Fakat… Ehlisünnet itikadındaki bütün müminler bilip inanır ki; cihadı devlet yapar! Çünkü bütün ferdî başkaldırılar cemiyette anarşi doğurur. Fitne ise, sanki bir çam ormanında ateş yakmak gibi çabuk yayılır. Böyle yangınlara sebep olmak, hele körüklemek büyük günahtır.

*

İslamiyet; “bilmek” dinidir.

Tarih boyunca Müslümanlar; itikadından/kitabından, ilminden/ilmihalinden ne zaman uzaklaşmışsa, işte o zaman başları derde girmiştir…

Hâlimiz her daim ilmihale uygun olmalıdır. Zaten İlmihal de adı üstünde “hal ilmi”dir ve beşikten mezara kadar kılavuzumuzdur.

*

Peki nedir, hâlis müslümanların itikadını düzelten ve devletine isyandan alıkoyan? Elbette, ehlisünnet velcemaat yoluna aşkla sarılmaktır.

Ehlisünnet; aşkın adıdır…

Ehlisünnet; aşkın yoludur ve dahî aşkın ta kendisidir.

*

Bizlerden yukarıya doğru giden dedelerimizin ipi; Eshab-ı kiram efendilerimizin aşağıya uzattığı iplere bağlıdır.

Emir de böyledir. Çünkü o yüce “Emîr” böyle söyler: “Eshabım, gökteki yıldızlar gibidir…” der.

İşte o mübarek Yıldızların her birinden aşağıya uzayan iplerden bugün sadece dört adedi kalmış, bunlar da kitaplara geçmiş, bilgiler sabitlenmiş ve sadece bu dört mezhebe uymak şart olmuştur.

*

Bütün hırsızlıkların sebebi; “kıymetli olanı” çalmak olduğu gibi, tarih boyunca maruz kaldığımız saldırıların sebebi de budur!

Öyleyse bizler, Ehlisünnet yolunun dört hak mezhebi olan Hanefi, Hambeli, Maliki ve Şafi iplerini sımsıkı tutacağız ki bunların da hepsi, itikatta Matüridi ve Eşari mezheplerine uyar…

*

Evet efendim, âhir zaman zordur. Fakat inanırız ki bu dört sağlam ipin hangisine sarılırsak, inşallah kurtuluruz.

Bildiğimiz, bildirdiğimiz çâre budur.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir