Çerkez Osman

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte
sınırdaki Türk köyünden yankılanan
ezan sesi, Çerkez Osman ve yaralı
arkadaşı Ahmet’in yüreğine su
serpti. Günlerdir aç susuz, dere tepe
yürüyerek Türkiye’ye ulaşmaya çalışan
iki arkadaş bir kayanın dibinde
geçirdikleri gecenin ardından alaca
karanlıkta duydukları Allahu Ekber
nidaları ile Türkiye sınırına ulaştıklarını
anladılar. On yedi yıllık Rus
esaretinden kurtuldukları günden
beri “Allah’ım, kulağıma ezan sesi
değmeden canımı alma.” Diye dua
eden Ahmet’in dileği kabul olmuştu.

Çerkez Osman hemen ayağa kalkıp
avuçlarını gökyüzüne çevirerek
“Şükürler olsun Allah’ım” dedikten
sonra Ahmet’in bileğinden tutup
kaldırmak istedi. Elleri buz gibiydi.
Titriyor, yaralı bir kuş gibi çırpınıyordu.
Yarası derindi. Günler süren
zorlu yolculuk zayıf bünyesine çok
ağır gelmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir