Çingenenin şehâdeti/şahitliği

23 Ekim 2018

Fatma Macit

Babaannem sevilen bir insandı, öyle ki çocukluğumuzda arkadaşlarımız “senin babaanneni benim babaannemden çok seviyorum” diyebiliyorlardı. Zira müsamahalıydı, bahçede çocukça oyunlarımıza çoğu büyüğün yaptığı gibi “limon” sıkmazdı…

Zaten limondan oldum olası hiç hoşlanmaz, ekşiden ödü kopardı. Fakat torunlarının “limon ye de, yüzüne bi bakayım” ısrarlarını geri çevirmez, yüzünün o komik haliyle torunlarını kahkahaya boğar, gönüllerini yapardı.

Hatırlamadığımız yaşlarda yaptığımız işlere gösterdiği müsamahaları da diğer büyüklerimiz anlatırdı. Annemin bağa gittiği bir gün, içeride türlü çeşit ev işiyle uğraşırken, bizi kontrol etmek için bahçeye çıktığında, ocakta kalmış küllerle gri-siyah bir renk almış halde oynadığımızı görür. Fakat hiç ses etmeden içeriye geçer, işini tamamladıktan sonra çıkıp bizi içeri alır, kızmadan köpürmeden bir güzel yıkar paklar. Köy insanının yorucu yaz işleri arasında yay gibi gerilmiş sinirleriyle bu anlayışı göstermesi her babayiğidin harcı değildir çünkü o günlerde…

*

Öpmekten ve öpülmekten hoşlanmadığı halde torunlarının şımarıkça hareketlerle gelip yanağına kondurdukları sulu sulu öpücükleri tatlı sert sözlerle karşılar, komik benzetmeleri ve tatlı gülücükleriyle etrafındakilere keyifli vakitler geçirtirdi.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir