Çitlembiiik… O en iyi arkadaşımdı!

18 Ağustos 2018

Hülya Günay

1786 yılında memleketimizi ziyaret eden, İngiliz seyyah Leydi Elisabeth Craven: “Türkler tabiat güzelliklerine karşı o derece saygılıdırlar ki, evlerini yapacakları mahallede bir ağaç bulunacak olsa, kesmiyor ve evin içinde bir yer bırakarak onu evlerinin en güzel ziyneti kabul ediyorlar.” Der.

Milli zevkimizde bahçenin, ağacın, çiçeğin özel bir yeri olmuştur. Hayatımızın içinde ailemizden bir parça gibi görülmüştür. Eski İstanbul’u yaşama bahtiyarlığına erişenlerin bildiği üzere, bahçesiz ev olmadığı gibi bahçesi olmayan, apartmanlarda yaşayan kent sakinlerinin balkonlarını, pencere kenarlarını rengârenk çiçekler süslemiştir.

 

İstanbul tarihinin ve medeniyetinin tamamlayıcı parçalarından birisi de çitlembiktir. Tarihi eserlerin içine adı ile müsemma, göze batmadan lakin boy gösterdiği mekânın değerine değer katan karakteristik bir ağaçtır.

Tekke-türbe ağacı olarak kabul görmüşse de camii hazireleri, mezarlıkları aşan çitlembik; İstanbul’un büyük park ve bahçelerinde de arzı endam etmektedir.

İstanbul çitlembiklerini doyumsuz bir görsel şölene dönüştürmek isteyenler mutlaka tarihi mekânları ziyaret etmelidir. Beyazıt’ta Kaptan-ı Derya İbrahim Paşa Camii civarı, İstanbul Merkez Kütüphanesi yanı, Ümit Doğanay Sokağı civarındaki ağaçlar, burayı tarihi bir çitlembik merkezi haline getirmiştir. Samatya Caddesi’nde Kasap İlyas Camii, Topkapı’da Takkeci İbrahim Ağa Camii, Çarşıkapı’da Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde yıllara meydan okuyan çitlembikler yer almaktadır.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir