Denize karışmak…

Muammer Erkul

Bakışların aktıkça içime, ben; maviye keserim… Bakışların aktıkça içime, ben; maviye keserim… Sen,,, rengini aldığım gök kubbem; unuturum kendimi, rengine boyanınca… Çırpınırım sen renginde, boylu boyunca!.. İçtikçe kanılmaz bir su olurum, kendimi içsem sönmez yangınım… Titrer korkudan, yüzümdeki her dalgam; bir çöl gibi kuruyacağımı sanıp… Yani, susuzluğun çatlar dudaklarımda… Ve ölürüm, bir gün daha; Yolunda!..

♥♥♥
Şu yaşadığım andan daha güzel olan ne, biliyor musun?.. Bu ânı paylaşabileceğim birinin olması!.. İyi ki varsın, güzelliklerin dilinden anlayan güzel… Kaçamağım bitti, bekleyenlerim varmış!.. Şimdi yolda durmaz dilim. Dilim dursa zihnim durmaz. Zihnim dursa, kalbim durmaz; çırpındıkça yüreğim, peşim sıra gelen deniz kokularıyla… İnlerim kendime, ve dinlerim kendimi:
♥♥♥
Bir denizanası gibi; renksiz ve şeffaf ve sessiz… Sadece “var” olduğunu bilen, başka bir “var”ın içinde… Bir denizin,,, deniz gibi bir yârın içinde!.. Karışmak sana; Renksiz, ve şeffaf, ve sessiz… Karışmak sana; denize karışmış bir denizanası gibi!..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir