Dilde Gam Var Şimdilik

12 Kasım 2018

Korhan Kandemir

Yazmaya her niyetlendiğimde beni neyin tedirgin ettiğini düşünmeye başlıyorum. Çok okuyamamanın verdiği eksiklik mi, yazdıklarımızın neredeyse tamamını yaşayamadığımızın riyakarlığı mı bilmiyorum. (Belki de biliyorum da kendime itiraf edemiyorum) Ama gâh sebebini hiç bilmediğim bir eksikliğin hüznü etrafa yayıldığında, gâh akşamın yaklaştığı vakitlerde, gündüzün aydınlığı, yerini akşamın o solgun yüzüne bırakırken kandiller uyandığında okuduğum beytlerden aldığım lezzet esnasında, hep yazmak geliyor içimden. Ama ne yazmak?

Yazmak… Hayatın bir suretini çıkarmak sanki kendi dilince! Kendince bir iç dökme hadisesi! Pek toplayan olmasa da… Yazmak, öyle laf olsun kabilinden olacak bir hadise de değil. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri uzun yıllar “Onu arıyorum, onu. Gören var mı?” diye yazmayla ilgili sır dolu hülyalar gördü ve bunun neyle ilgili olduğunu bile bilmeden içindeki sırla uzun süre yaşadı. En sonunda elinin, gönlünün kilidi açıldı. Hocası İsmail Fakirullah hazretleri verdi müjdeyi: “Yaz evladım, artık vaktidir. Yaz!” Büyüklerin işine akıl sır ermez derler ya; hocası İsmail Fakirullah hazretlerine “Efendim talebeniz olan İbrahim Hakkı’nın bunca eseri var, sizin niye yok?” der. Kitaplara sığmaz cevap gelir Fakirullah hazretlerinden: “İbrahim Hakkı’yı biz yazdık evlat…”

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir