Diziler Nereye Koşuyor?

23 Aralık 2017

Ahmet Sırrı Arvas

HİÇ UNUTMAMHİÇ UNUTMAM

Yıllar evvel bir Yeşilcam oyuncusu, yaptıkları filme yabancı bir sponsor bulduklarını söylemişti bir röportajında. Yabancı vakıf, sponsorluk karşılığında bir tek şey istemiş: “Dizideki oyuncular, dizinin bütün bölümlerinde eve ayakkabı ile girecekler”Nitekim, bizimkiler bu şartı basit ve kolay bulup yapıvermişler… E, şuur olmayınca! Halbuki, müminlerin evleri mescit hükmündedir. Ayakkabı ile girilmez, ortalığı kirletme ihtimali olan evcil hayvan bile beslemek sıkıntı olur. Gelin görün ki, tek bir hareketle, bir kültürü, bir inancı, bir geleneği, yok etmek için, kendi elimizle çektiğimiz filmlere bu şekilde müdahil olmuşlar. ….Yine başka bir dizi oyuncusu,  TV röportajında bir soruya dudak uçuklatan bir cevap veriyordu. Ünlü dizi oyuncusuna “Siz de dizi seyreder misiniz?” diye soruluyor.Oyuncu: “Benim vaktim çok değerli. Dizi izleyerek geçiremem. Hatta, kendi çektiğimiz diziyi bile izleyemiyorum” dedi.Buyrun!Bütün dizileri kaçırmadan seyredenlere selam olsun.

DİZİLERİN SENARİSTLERİ

Muhteşem Yüzyıl, diye bir dizi vardı. Hatırlarsınız. Adı geçen dizide bir İslam Devleti’nin en muhteşem, en parlak, en şaşaalı dönemi ele alınıyordu. Gelin görün ki, dizinin senaristi seküler bir kalemdi. Seküler biri senarist olamaz mı? Olur elbet. Ancak, bilmediği, yaşamadığı ve hatta düşman olduğu bir hayat tarzını, bir medeniyeti anlatırsa, ortaya fecaat çıkar. Nitekim çıktı. O senarist, ölmeden evvel yakınlarına kendisinin “yakılmasını” vasiyet etmiş. İşte bu din karşıtı kesimin yazıp çizdiği diziler ile gençlik tarihini öğrenecek, milli ve manevi değerlerini öğrenecek de; vatan, millet, din ü devlet aşkıyla yanacak.Peh!

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir