Dünyaya Dağılmış Türkçe

14 Eylül 2017

Ayşe Göktürk Tunceroğlu

Dünyanın dört bir yanındaki Türk diyarlarında Türkçe’nin kullanım farklılıkları ile karşılaşmaya bayılıyorum!

Moldava’nın Gagauz Özerk Bölgesi’nde bir markete girdim. Camekânlı tezgâhın ardındaki beyaz önlüklü iki hanımdan birine “Peynir alacağım!” dedim. Bir yandan, camekânın içindeki açık sarı tonlarında dizili kaşar cinsi peynirlere bakıyorum, bilgi alıp birini seçeceğim. Kadın hemen tezgâhın alt tarafında benim görmediğim bir kabın içinden bir kalıp beyaz peynir çıkardı, tartmaya hazırlandı.

“Yok ondan değil, bunlardan alacağım.” Elimle kaşar cinsi peynirleri işaret ediyorum.

“Onlar piinir değil!”

“Peynir değil mi? Ya ne?”

“Piinir değil, onlar sır…”

Hoppala! “Peki o zaman sır alayım.” diyerek anlaşma sağlıyoruz!

Evet, Gagauz Türkçesi’nde beyaz peynire “piinir” deniyor ama diğer cinsler Rusça’dan geçmiş bir kelime “sır” ile isimlendirilmiş.

Gagauz dostların konuşmalarına kulak veriyorum. “Bitki vakıtlar… Ta bitki zamannara kadar… Bitki kere süüledi…”

Cümlelere önce anlam veremedim. Ne bitkisi bu?! Sonra anladım ki, bitki “son” demek. Bitmek fiili onlarda da bizde de var. “-ki” fiilden isim yapma eki de Türkçe’de çok kullanılan yapım eklerinden biri. Fakat biz Türkiye Türkçesi’nde fiilin “yerden bitmek” anlamını esas alıp “ot, nebat” yerine kullanılan isim yapmışız. Gagauzlar bitmek fiilinin “sona ermek” anlamını esas almışlar ve eki getirip “son” mânâsında kelime türetmişler. Bunu öğrenmek ne hoş!

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir