Emir Sultan

20 Ocak 2017

Yirmi kişiye, yedi yüz kişi
Penç kalesi, müminler tarafından muhasara
edilmiş (kuşatılmıştı) ki, yirmi mücahit
azık getirmek için biraz uzaklaştılar.
Az sonra önlerine düşman askeri çıktı.
Hem de yedi yüz kadar…
Yirmi kişiye yedi yüz kişi.
Kâfirler, yirmisini de esir alıp on günlük
mesafedeki bir kaleye hapsetti onları.
Gündüz kale dışında zorla çalıştırır, gece
zincire vururlardı. •
İçlerinde Emir Sultan hazretlerini çok
seven Ahmed isminde biri şöyle anlatıyor:
Beni, altı arkadaşımla birlikte bir papazın
hizmetine verdiler. Papaz teklif etti
bize:
“Bizim dinimize girin!”
“Hayır, girmeyiz” dedik.
“Eğer kabul ederseniz, size eziyet yapılmaz.
Hatta hepinizi evlendirir, çok da para
verip zengin ederiz” dedi. •
Yine reddedince;
“Peki siz bilirsiniz” dedi.Bir daha bu
teklifi yapmadı.
Nihayet yortu günü geldi bu kâfirlerin.
Hepsi içki içip sızdılar. Ben, zincire bağlı
vaziyette uyuyordum ki ‘Emir Sultan geliyor!’
diye bir ses duydum.Büyük veli yanıma
geldi.Zincirlerimi çözüp;
“Kalkın, terkedin bu yeri!”dedi.
Uyandım ki zincirlerim çözülmüş gerçekten.
Kalkıp sessizce dışarı çıktım. Diğer
arkadaşları da uyandırdım.
Hepsinin zincirini çözüp anlattım olanları.
Nöbetçiler sızmış, uyuyordu.
Onların da kılıçlarını alıp sessizce çıktık
hapishaneden. •
Denize kadar koştuk, saklandık ama
durmadık. Kıyıda bir sandal vardı, bizi
bekleyen. Ona binip acele açıldık denize.
Sağ salim geldik evimize.
Sonra Bursa’ya gittik.
Bu büyük veli’yi ziyaret edip Fatihalar
gönderdik mübarek ruhuna.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir