Garip

En çok kırk beş yaşındaydı ama
altmışın üzerinde gösteriyordu…
Ömrünce hiç tıraş olmamış gibiydi.
Saçı, sakalı kıvır-kıvır birbirine
geçmiş; akları kanlı iki göz, bu tuhaf
kıl yumağından pırtlayıp, dışarıya
fırlamıştı… O bir çift göz, duvar saatlerindeki
guguk kuşları gibi, sanki
arada bir dışarıya çıkarak çevreyi
tedirginlikle kolluyor, yeniden yuvalarına
çekiliyorlardı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir