GECE VE KALEM

Büşra Yılmaz

Gece, dünyanın iğrençliklerini örttü. Süs olarak yıldızlar dizildi arşa.
Dünya, hayat kargaşasına ara verdi.
Dünya sustu heybemde; gönül sızım, mırıldanmaya meyilli…
*
Bir yağmur damlası düştü pencereme. Çarptığı yerden, usuulca süzüldü toprağa.
Bulutlardan savrulan yağmurlar gibiydi gözümdekiler de, peki gönlümdeki yaşlar nereye akacaktı?
Sorsalar, yerini gösteremeyeceğim gönül sızılarımı geceye anlattım!
Belki de derdimden karardı, sabahlar!..
Yüreğim hep bir gece ülkesi.
Geceler hüzne meftun.
Her acının, her yasın birer damla yaşı var içerimde. Ne ben akıtabiliyorum onları ne de içimi sabahın güneşi kurutuyor.
*
Yüreğimdeki yaşlardır mürekkebim.
Yaş biterse mürekkebim, acı biterse yazılarım bitecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir