Gönül birliği

23 Temmuz 2018

Hayati İnanç

Hayâlî Bey der ki:
 
Kim mi yek-dil olmayıp verir ikilikden nişân
Serzenişler kendi destinden görür hâven gibi
 
Yek: Bir
Dil: Gönül
Yek-dil: Gönlünde bir şey bulundurmak
Serzeniş: Sitem, darbe, şikâyet
Dest: El
Hâven: Havan

 

Havan’ı bilirsiniz sevgili okuyucularım değil mi? Hani içinde karabiber gibi sert şeylerin ezildiği bir kap. Hani şöyle su bardağından büyükçe bir şey. Eskiden özellikle sarı’dan (bronz, tunç) yapılırdı. İçinde yine aynı maddeden mamul bir tokmak bulunur; havan’ın el’i derler ona. Tokmakla havanın içine koyduğunuz karanfil, karabiber ve sair sert tohumları ezersiniz. Son zamanlarda artık plastikten bile yapılır olanları var.

İşte havan böyle bir şey. Evinizde ihtiyaç olmuyorsa bile -hani artık herşeyin ezilmişini marketten paket halinde almaya başladık ya- nostalji olsun diye bir tane edinmenizi tavsiye ederim ben.

Yeri gelmişken başka bir iki tavsiyemi de sıralayayım: Bu sayfayı okumak lutfunda bulunanlardan beklerim ki evlerinde en azından bir saksı fesleğen bulundursunlar. Kuş veya kedi, hiç olmazsa balık cinsinden bir canlı hayvan da bulunmalı bana sorarsanız. Neden derseniz, sebebi yok canım; işte öyle…

Sebebi yok ama, edindiğinizde göreceksiniz ki onlar gerçekten iyi arkadaş oluyor insana. Dedikodu, hayınlık, vefasızlık nedir bilmezler. Hüznünüzü de neş’enizi de hemen anlar ve paylaşırlar.

Neyse sözümüze dönelim biz. Adı geçen havan’dan ibretle bize diyor ki Hayâlî Bey:

[Her kim ki, gönlünde iki arzu bulundurur. Yani hem o hem bu der; hem dünya hem ahiret der meselâ; o da olsun bu da der; işte o mahvolmuştur. Havan gibi kendi elinden darbeler yer sürekli.]

Şimdi düşünelim. İnsan kendi eliyle kendini nasıl döver. Elini yumruk yapıp ya başına vurur, ya göğsünü yumruklar, değil mi? Her ikisi de neyi ifade eder? Derin pişmanlık, kendini suçlama… “Aaah! Ne yaptım ben” gibi.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir