GÜL BAHÇESİ Buhara’nın Gülleri Yedi Pir Ve Çar Bekir

18 Ağustos 2018

Derleyen: Fatma Macit

Samaniler İslamiyeti öğretsin diye Yemen’den dört seyyid getiriyor, Buhara’ya yerleştiriyorlar… Bunlar bir dergâh kuruyor, zahirî ve batıni ilimlerde mütehassıs âlimler yetiştiriyorlar.

Yeryüzünde kilometrekareye düşen tarihî eser bakımından en zengin şehir Buhara. Nereye baksanız, mescit, han, hamam, medrese… İnsanın ah diyesi geliyor, ah bir de Harezm orduları Cengiz karşısında dağılmasaydı, neler durur, neler neler olurdu daha! Rus generali Frunze de Moğolları aratmıyor, şehri acımadan bombalıyor. Yetmiyor yağmaya başlıyor, kendi çarptıklarını bilmiyoruz ama Moskava’ya 100 vagon altın yolluyor. Neyse… Buhara bu hâliyle de güzel. Misafirler Özbek pilavlarını kaşıklıyor, şaşlıkları dürüm yapıyorlar. Porselen fincanlarda gök çaylar içip meyve tabakları arasında kayboluyorlar. Çiniler, deriler, minyatürler, takkeler ve tek parça tahtadan oyulmuş, rahleler. Yani diyeceksiniz, alışveriş meraklıları için de çok şey var burada. Yerliler, hazır Buhara’ya gelmişken Yedi Pir ve Dört Bekir’i (Chor Bakr) ziyaret etmelisiniz diyorlar.

Yedi pir Abdülhalık Goncdüvanı, Arif-i Rivegeri, Mahmud-i İncirfagnevi, Ali Ramiteni, Muhammed Baba Semmasi, Seyyid Emîr Kü- lâl ve Şah-ı Nakşibend hazretleri. Bunları bir günde gezmek kolay değil, zira biri Hive yolunda biri Semerkand tarafında. Çar Bekir kolay ama. Şehrin içinde sayılır, taksiciler biliyor. Buhara’nın Batısında dut ağaçlarının merasim kıtası gibi sıralandığı bir alanda sarı sarı kubbeler yükseliyor. Yaklaştıkça çiniler parlıyor, havuz, mezar, minare derken düşüveriyorsunuz 16. yy’dan kalma bir avluya.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir