GÜLÜM EFENDİM

Zümrüd-ü Anka’mız uçup giderken,
Bakakaldık şaşkın-mahzun, ardından…
Lisân-ı hâliyle vedâ ederken,
Teselli aradık hâtıratından…

Varlığınız doğdu sonra ufuktan,
Karanlığı silen güneş misâli…
Nur fışkırdı yine kızıl şafaktan,
Bulunmaz o nurun başka emsâli…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir