Halis Muhlis Bir Yazar

23 Nisan 2016

Okulumuza Muammer Erkul’u davet etme
fikri Öğretmenimiz Gülşah Yakut’un fikriydi.
Ama benim yazar ile ilgili hiçbir fikrim
yoktu. İlk işim “bilgin Google’a” sormak oldu.
Oradan da istediğim cevabı tam olarak alamadım.
Okula yazar davet etmek fikrinin ciddiyetini
öğretmenimizden başlangıçta tam olarak
hissedememiştim. Ta ki, konu ile ilgili sponsor
desteğini bulduğunu söyleyinceye kadar.
Nihayetinde bu proje dâhilinde bir etkinlik
olduğu için işin bir de bu tarafı vardı. Onun bu
gayretini görmek beni kendisinden daha fazla
heyecanlandırmıştı. Hemen girişimlere başladık.
Resmi yazışmalarının yanı sıra, (mevcudumuz
kadar) 85 adet “Çekirge Çetin” adlı kitabı
da okulumuza istettik.
(Okullar veya okullar adına müracaat edildiğinde
valiliklerin ve kaymakamlıkların bu etkinliğin
masrafını karşıladıklarını da o zaman
öğrendim. Ve çevreme de tavsiyelerde bulunmaya
başladım… Bu arada, okulumuza gelen kitapların
bedelini karşılayan Eskişehir Valimiz
Sayın Güngör Azim Tuna Beyefendiye ve bize
elinden geldiğince yardım edip yol gösteren Vali
Yardımcısı Günhan Yazar Bey’e, bütün öğrencilerim
ve öğretmen arkadaşlarım adına teşekkür
ediyorum. Bizler bu etkinlikle çok mutlu olduk.)
*
Okulda olmadığım zamanda, masamın üzerine
bir kitap konulmuştu.
Kapağı, kâğıdı, düzenlemesi ve çizimleri çok
güzeldi. İlk fırsatta ve çok kısa bir sürede okudum.
İşte bilgin Google’un(!) dahi veremediği
cevabı, kitabı okuyunca almıştım. 3. Sınıfta
okuyan oğluma da bu kitabı mutlaka okutmalıydım.
Çünkü çok beğeneceğinden emindim.
Sonra da okula beraber gelir Muammer Bey’e
imzalatırız, hem de daha yakından tanışırız
diye düşündüm. O da düşündüğüm gibi kitabı o
kadar çok beğendi ki bana:
“- Baba! Hayatımda okuduğum en güzel kitap
bu” dedi.
Artık heyecanla daha önce kararlaştırdığımız 31
Mart 2016 Perşembe gününü beklemeye başladık.
O gün Muammer Bey’in okulumuza saat kaçta
geleceği tam olarak belli değildi. Ben bahçedeki
ağaçları budamaya çıkmıştım. Bir anda Müdür
Yardımcımız Emine Hanım “Misafirlerimiz geldi”
dedi. Kendi kendime misafir gelince onu kapıda
karşılamak adettendir, ama biz binada bile değiliz,
diye düşündüm. Biraz bu durumun mahcubiyetiyle
kucaklaştım Muammer Bey ile. Ekibiyle gelmişti.
Hoş beşten sonra oturduk. Tanıştık. Konuştuk. Konuştukça
da sanki aramızdan biriymişçesine ısınıverdik
hemencecik. Zaman zaman “keşke Muammer
Bey bir öğretmen olsaymış” diye düşündüm
içindeki insan ve okul sevgisini görünce.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir