Hazîne

14 Haziran 2016

İyi örneklere bakmak lazım; örneklere
iyi bakmak lazım…
Peki, nedir bizim örneklerimiz? Buyurun:
Osman Gazi, ayda bir yemek pişirtip
fakirlere yedirir, muhtaçları giydirir,
kimsesizlere sadaka verirdi…
Orhan Gazi ise imaretler yaptı ki; her
gün gelip karınlarını doyuralar. Onun
oğlu, Gazi Hüdâvendigâr da imaretler
yaptı ve her Cuma sadakalar dağıtırdı.
Onun oğlu Bayezid Han da imaretler
yaptı ve o da Cumaları sadaka verirdi.
♥ ♥ ♥
Âriflerden birine sordular, o de cevap
olarak;
“Bir asıl hazine vardır ki, ol gerektir”
dedi. Yine sordular:
“Asıl hazine nedir?”
“Tebaasının hayır duaları, padişahlara
hazinedir!..”
♥ ♥ ♥
Off, hazineye bakar mısınız!
Yeterince Türkçe idi fakat yine de, biraz
daha anlaşılır hale getirelim. İsteyen,
dilediğini seçsin ve buyursun alsın,
koysun cebine!..
… Kişiye hazine gerekir mi? Evet!
Bir “asıl hazine” vardır ki, esasında gereken
odur…
İyi de, nedir o “asıl” hazine?..
♥ ♥ ♥
Milletinin hayır duaları başbakanlara
hazinedir… Seçmenlerinin hayır duaları
seçilenlere hazinedir… İşçilerinin
hayır duaları işverenlere hazinedir…
Memurlarının hayır duaları âmirlerine
hazinedir… Öğrencilerin hayır duaları
öğretmenlerine hazinedir… Askerlerinin
hayır duaları komutanlarına hazinedir…
Çocuklarının hayır duaları
analarına, babalarına hazinedir…
♥ ♥ ♥
Zengin olmanın… Hele hele meşrû
yoldan zengin olmanın yolunu kolay
kolay kimse bulamıyor, derler…
Derler, lâkin “hazine” sahibi olmanın
yolunu, bu kısacık yazı gösteriyor
bana… Ve anlıyorum ki;
Sizlerin hayır dualarınız bana, ve “bize”
hazinedir…
♥ ♥ ♥
Ne olur, bugün bir kişi daha fark etsin
bu hazinenin kıymetini, birilerine
daha öğretin hazine sahibi olmanın
yolunu, ne olur!

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir