Her din adamına âlim denir mi?

23 Temmuz 2018

Murat Güven

Dinimizde ilmin ve âlimin önemi çok büyüktür. Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) birçok hadis-i şerifinde bunu bildirmiş, “Âlimin mürekkebi, şehidin kanı ile tartılır, âlimin mürekkebi ağır gelir” buyurmuştur. Yine bir âlimin ölümünün büyük bir felaket olduğu, “”Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir” hadis-i şerifiyle bildirilmiştir.

 

Günümüzde İlahiyat Fakültesini bitiren veya biraz mürekkep yalayan, birkaç kitap yazan herkese âlim gözüyle bakılabiliyor. Hele akademik kariyeri varsa, profesör olmuşsa her sözü senet zannediliyor. Halbuki çok yakın tarihte, bu konuda gördüğümüz pek çok olumsuz örnek var. “Âlimlerin en kötüsü, insanların en kötüsüdür” hadis-i şerifiyle haber verilen bu “sözde âlimler”, dinsizliğin bir türü olan deizmin Kur’an-ı kerimde tavsiye edildiğini söyleyebilecek kadar ileri gidebilmişti.

 

Bilindiği gibi dinimiz nakil dinidir. Mezhep imamları, müctehidler, âyet-i kerimelerin ve hadis-i şeriflerin mânâlarını hükümler halinde bildirmişler, kendilerinden sonra gelen fıkıh âlimleri de bunları herkesin anlayabileceği şekilde kitaplarına yazmışlardır. İşte bu bilgileri nakli esas alan kaynaklardan alarak, kendi düşüncesini hiç karıştırmadan kitaplarına yazmış olanlar, gerçek âlimlerdir. “Âlimerin en iyisi, insanların en iyisidir” hadis-i şerifindeki müjdeye mazhar olanlar bunlardır.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir