Hikaye: Kadife

12 Ağustos 2016

Üzerinde uyuklayan, kirden rengi
belirsizleşmiş kedinin mırıltısıyla irkildi.
Burnuna çalınan keskin koku,
gözlerinin onu yanıltmadığının ispatıydı.
Konteynırı pota kabul ederek
yaptığı basket denemesinde başarısız
olan oğlanın poşetinden saçılanlar
kaplamıştı sırtını. Sırtını ya… Sırtına
kimler sırtını dayamamıştı, kadifesine
kimler boynunu yaslayıp tavanda
asılı duran hayalleriyle sessizce
bakışmamıştı?
Hatırladı… İşte yine düşmüştü o
hastalığın pençesine: Ha-tır-la-mak.
Yok yok, yanlış ayırmamıştı zihninde
sözcüğü, hecelerine. O, sözcükleri,
evvelden bugüne, zihninde
beliren izlere göre ayırırdı en küçük
parçasına. Anlamsız parçalar dahi,
evvele yani köke bağlanınca bir bütün
oluşturuyorsa muhayyilesinde, o
hece tamamdı.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir