Huzur nerede?

29 Ocak 2018

Necla Atila

Lüks ama sade döşenmiş bürodaki hareketlilik dikkat çekiyordu. Temizlik ve yemekler her zamankinden daha özenli idi. Söylediklerine göre uzun zamandır şehir dışında olan büyük patron gelecekti bugün.

İşinde ilk günüydü Saliha’nın. Kocasının yanlış adımları yüzünden ekonomik sıkıntıya düşmüşler, bunun üzerine kendi de aile bütçesine yardım etmek istemişti. Bu isteğini duyan asker emeklisi eniştesi yakın bir arkadaşının sahibi olduğu bu kooperatif şirketinde temizlik ve yemek işini ayarlamıştı ona.

*

Heyecanlıydı. Hazırladığı masayı son kez kontrol etti. Herşey yerli yerinde görünüyordu.

“İnşallah bir aksilik çıkmaz” diye mırıldandı.

Patronla karşılaşacağı henüz ilk gündü, iyi not almak istiyordu. Kapının ziliyle düşüncelerinden sıyrıldı…

Karşısında 60/65 yaşları arasında, uzun boylu, geniş omuzlu, tabiri caizse çam yarması görünümünde biri vardı. Genç kadın onun heybetinden tedirgin olmuştu. Ardında oğulları ve damadı olduğu halde içeri giren adam, Saliha’ya da selam vermişti. Adının Muzaffer olduğunu öğrendiği büyük patron buydu bu. Yörenin sayılı zenginlerinden olan Muzaffer Bey’in kendine ait lüks bir apartmanda iki oğlu, gelinleri, damadı ve kızıyla birlikte yaşadığını duymuştu.

“Asker kökenli oluşu nasıl da duruşuna yansıyor…” diye düşündü.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir