İslam Terbiyesi Bütünlük İster

S. Ahmet Arvasî

“Şeriat”, müminleri, dıştan, “tarikat” İçten “disipline ederdi”. Bu
sebepten “medrese” ile “tekke ve dergâhlar” arasında bir “çatışma” değil,
işbirliği esastı. Nitekim, dinimizin büyük “imamları”, bir taraftan
“şeriatın” diğer taraftan “tasavvufun” üstadları durumunda idi. Bilfarz,
İmam-ı A’zam Ebu Hanîfe Hazretleri, “fıkıh” sahasında üstad olmakla,
kalmamış, zamanının en büyük velîsi olan Câfer-i Sâdık Hazretlerinden
iki sene “ilm-i ledün” (ilâhî sırlara dair ilimleri) de tahsil etmişti. Yine
İmam-ı Gazalî Hazretleri, bir önceki yazımızda açıkladığınız üzere, diri
ve dünya ilimlerinde zamanının en büyüklerinden olduğu halde, kurtuluşu
“tasavvufta” bulmuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir