İyi ki, iyi ki, iyi ki dedik…

14 Haziran 2016

Nagihan Çetin
Mutlukent Gelişim Atölyesi

Yıllardır, Gebze’deki Gelişim Atölyemde çocuklarla
meşgulüm.
Elimizden gelen ne varsa ortaya koymaya, çocuklarımızı
mutlu etmeye, eğlendirirken eğitip
öğretmeye çabalıyoruz. Bu yıl ilk defa farklı bir
şey yapalım dedik. Çocukları çok seven ve çocukların
da sevebileceği bir isim biliyorduk. Fakat
acaba uluşabilir miydik ve ulaşsak da gelir
miydi? Çünkü öyle yüzlerce öğrencimiz yoktu.
Küçük ve özel işletmeydik Fakat endişelerimiz yersizmiş.

Gülistan hanım
irtibat kurdu. Muammer Erkul da onca işi
arasında yer açıp geldi ve hem bütün çocuklarımın
hem de velilerinin kahramanı oldu.
Daha önceden Çekirge Çetin romanlarımızı
alıp okumuştuk. Laf aramızda, büyükler olarak
küçüklerden fazla eğlenmiştik. Hem de kültürümüzün
parçası Nasreddin Hoca’mız hakkında
meğer bilmediğimiz ne çok şey varmış! Bunu
öğrenmiştik.
Derneğimizde ilk kez bir yazarı ağırlayacak
olmanın heyecanıyla başladık hazırlıklara.
Ufak tefek aksilikler oluyordu ama bunları
umursamıyorduk. Buluşma günü geldiğinde
heyecanımız kat kat arttı. Çok güzel şeyler oluyordu.
Yazarımız ve çocuklarla geçirdiğimiz
her dakika güzeldi, unutulmazdı. Alçılı ayağı
ile annesinin kucağında gelen Esma mı daha
etkileyiciydi yoksa Muammer Erkul’u görmek
için ailesine Ankara seyahatlerini erteleten
Elif mi ya da hiç durmadan soru soran Sibel’in
mutluluğu muydu bizi en çok etkileyen, bilemedik.
En güzeli şu idi. Çocuklarımız gerçek bir
yazar ve çizer ile aynı odada bulunma, ona sorabilme,
dokunabilme duygusunu yaşadılar.
Onunla birebir ilişki kurabildiler ve model
alma şansı yakaladılar. Böyle olunca hepsinde
bir yazma ve çizme hevesi başladı ki, bayıldım.

divanyolud 30 gebze 1

divanyolud 30 gebze 3

divanyolud 30 gebze 2

 

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

One comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir