Kadîm kültürümüzde Manasız bir şey yoktur

12 Kasım 2018

Suna Selma Koçal

Beykent televizyonunda yapımcı ve sunuculuğunu yaptığım “Aşk Olsun” isimli bir belgesel programımız var. Bu belgeselin her bölümünde farklı bir sanatımızı, kendi branşı olan farklı üstatlarımızla konu olarak aldık. Mesela konumuz ebru sanatı ise, ebru sanatının en büyük üstadını, hat ise aynı şekilde. Her bölümde öz be öz Türk sanatlarımızı ele aldığımız programımız, tamamıyla sanatlarımızdaki “aşk” boyutunu anlatıyor.

Bu sanatların temel çıkış noktası aşk, yani sevgi. Türk Süsleme Sanatları dediğimiz kadîm sanatlarımızın ne kadar derin ve manalı bir boyutta oluştuğunu gösteriyor programımız. Aslında aşk olmadan hayatımızın hiçbir safhasında hiçbir şey olamayacağını gösteriyor bize Yaradan.

Ben yıllar içinde ebru, minyatür, çini, tezhip, kaatı, hüsn-î hat, Osmanlı Türkçesi gibi branşlarda, büyük üstadlardan feyz alarak yetiştirildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü bu kıymetli üstadlar bir yandan sanatlarını yaşatırken bir yandan da bu aşkı çok güzel bir şekilde hem yansıtıyor, hem de onunla sanatlarını kıymetlendiriyorlardı. Ayrıca bilgi ve tecrübelerini hiç eksiltmeden arttıra arttıra öğrencileriyle paylaşıyorlar. Hani genelde üstadlar bildiklerini biraz eksilterek, püf noktalarını vermeden paylaşırlar. Hüseyin Kutlu, Hikmet Barutçugil, Nusret Çolpan, Gülgün (Ünver) Mesara gibi kıymetli sanatçılarımız ise, sanatlarımızın hepsini katlayarak, büyük bir aşkla ve sevgiyle yetiştirdikleri nesillerle paylaşıyorlar.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir