Karanlık Günler

1 Haziran 2017

Yusuf Hocaoğlu

1935 yılı. Tek parti idaresinin en sorumsuz günlerindeyiz. Türk milletinin mukadderâtı bir oligarşinin elinde, millî mücadeleyi yapan ruh aforoz edilmiş… Din düşmanlığı almış yürümüş, evler ansızın polis ve jandarmalar tarafından basılıyor. Kim arar, kim sorar!..

Allahu ekber diyenler, Allah'ın adını ağızlarına alanlar doğru zindanları boyluyorlar. Her hafta bir başka imansızlık fırtınası esmekte. Her yeri kasıp kavuran bu hoyrat rüzgâr, Anadolu'nun küçük bir kasabası olan Simav'a ve ona bağlı "Çit" köyüne kadar sokuluyor.

Çit, bizim köyümüz… İki hocamız var. Bunlardan biri benim babam, diğeri Telci Hoca namıyla maruf birisi…

Ben o zamanlar henüz çocuktum. Fakat köylülerin konuştuğu şeyler bugünkü gibi kulaklarımda. İnsanlar şurada burada;

"Bizim hocalar din dersi okuttukları için köy basılacakmış… Hocaları süreceklermiş…" gibi sözlerle endişe ve merakla fısıldaşıyorlardı. Bu konuşmalar o zaman benim çocuk kalbimde tarifsiz bir sızı ve korku doğurmuştu.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir