Karanlık ve hüzün

17 Ağustos 2018

Nagihan Çelik

Karanlık, ışığın verdiği yorgunluğu gidermek içindir. Işık da yorar. Hayattır, ümittir, candır, canlılıktır ama yorar gözü, çabalarken gönlü, bedeni, ruhu. Dinlenmek için karanlık gerekir. Usul usul gelir, acele acele gider.

Hüzün de karanlık gibidir. Neşe ve coşkunun verdiği yorgunluğu gidermek için gelir, birden çöker, yavaş yavaş gider. Heyecanın çarpa çarpa yorduğu gönül, tıkır tıkır atar mecalsiz. Coşkunun yükselttiği kahkahalar mırıl mırıl iniltilere dualara bırakırlar yerlerini.

Hüzün gelir, gezinir, gider. Kalmaz kimsede ebedi. Çağıran neşeli gönüller, kovalayan sevinçli günler vardır. Hayat bu; dolu bir şişe serum gibi damlaya damlaya damardan süzülüyor içimize. Ne tadını alıyoruz ne tuzunu. Bir gün son damlayı gördüğümüzde anlayacağız bittiğini.

Hüzün yaşadıklarımızla değil yaşamak istediklerimizle de gelir. Yanımızdakiler kadar uzak olanlardan da gelir. Ne keder gibi delici, ne gam gibi tüketici, ne yas gibi eriticidir. Hüzün, buğulu gözlerle bakıp ışıkta gökkuşağı yakalamaktır.

...
Yazının tümü basılı dergimizde! ABONE olmak için lütfen TIKLAYIN

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir