Kırmızı Çizgiden Geçiş

Bazen pat diye bir şey düşer aklına.
Tanıdık bir bakış, güzel bir his…
Derken sevdiğin insanların hatırasını
çekersin içine derin bir
nefesle birlikte…
O sesi ne kadar çok sevdiğini
de hatırlarsın. Bazen en sevdiği
rengi bir pencerenin kenarında
görmek, bazen birilerinin çayın
köpüğünü alışını izlemek, bazen
de ayaküstü yapılan kısacık
bir sohbet yapar bunu!..

Yıl 2011, annem ve ben, konusu
organ nakli olan bir sohbetteyiz.
İkimiz de neşeliyiz, gülen
hallerimiz gözümün önünde
şu an. Neydi öyle tam olarak,
ne demiştik birbirimize, nelere
gülmüştük bilmiyorum ama
birlikteyken gülümsemenin bir
yolunu bulurduk mutlaka 🙂
Bazı insanlar kısacık ömürlerini
bir dünya, bir gezegen hatta bir
evren sonsuzluğuyla doldurur
ve başka hayatlara da dokunurlar
ya. O da öyleydi. Annemin, organ nakli ile ilgili
23 yıllık çabaları, kendi bedeninde
yaşadığı vaziyetlerle bende
sürekli yenilendi ve bambaşka
anlamlar buldu…
Bir sergideki resimlere uzaktan
uzağa bakınca nasıl ki o tablonun
hangi duygular içinde yapıldığını,
yağlı boyasının kokusunu,
rengini, ışığını tam olarak
anlayamazsanız; bir insanın hayatına
dokunmadan baktığınızda
da, bu aynen böyle olur!
Zaman geçiyor, geriye hatıralar
ve yapılacaklar kalıyor…
Fakat her hayat, elbette çok
önemlidir. Bu konuya duyarlı
olan herkes, bir de bu pencereden
hayata bakabilir. Bu pencereden
bakınca ne göreceğini
merak edenlerin “Bir organ nakli
bir hayatı kurtarabilir”
fikrini araştırmasını
tavsiye ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir